Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9347 E. 2023/3365 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9347
KARAR NO : 2023/3365
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/47 Esas, 2016/416 Karar
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2016 tarihli ve 2016/3649 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında kapıları kilitli aracın kapı camı kırılarak araç içinde yer alan çantadaki yedek anahtar ile aracın çalıştırılarak götürülmesi eylemi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143 ve 53. maddeleri gereğince sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/47 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, suçu işlemediğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça konu aracın 26.09.2012 tarihinde İstanbul Kağıthane’den çalındığı, 19.04.2013 tarihinde Kırşehir’de terkedilmiş vaziyette üzerinde sahte plaka takılı iken bulunduğu, yapılan araştırmada 29/01/2013 günü saat 15.30 sıralarında mobesa kayıtlarında görüntülendiği ve aracı bu tarihte kullanan kişinin sanık … olduğunun tespit edildiği, sanık …’in bahse konu aracı tanık … isimli şahsa sattığı, tanık Volkan’ın Mayıs ayından 2 ay önce yani 2013 yılı Mart ayı itibariyle sanık …’ün bu aracı kendisine borcuna karşılık vermek istediğini, daha sonra ruhsatı olmadığı için sanığa aracı iade ettiğini söylediği, sanığın savunmasında, aracı zaman belirtmeksizin Ankara’da R. K. isimli kişiden satın aldığını ancak devrini alamadığını, üzerindeki sahte plakadan haberdar olmadığını savunduğu, araç üzerinde yapılan incelemede 04.11.2015 günlü ekspertiz raporuna göre sanığın parmak izlerinin araç içersinde mevcut olduğu, sanığın aracı nasıl ve kimden aldığı konusunda açıklayıcı bilgi ve belge veremediği ve suçu kendisinin işlemiş olduğunun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Şikâyetçinin soruşturma aşamasında dinlenilmesi sırasında aracının yedek anahtarının araç içerisinde unuttuğu çanta içerisinde olduğunu, aracı park ettiği yerde cam kırıkları olduğunu beyan ettiği, olay yeri raporunda araç kapıları kilitli şekilde terk halde bulunduğunda sağlam olduğu, tampon sol kulağı ve arka tampon sağ lamba altının yerinden çıkmış olması dışında başkaca zarar ziyan olmadığı tespit edilmekle, sanığın eyleminin kilitli haldeki aracın camını kırmak suretiyle içerisine girerek, buradaki çanta içinden aldığı aracın yedek anahtarı ile aracı çalıştırdığının kabulü gerektiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d maddesi gereği hüküm kurulması gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesi uyarınca hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/47 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.