YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9749
KARAR NO : 2023/3438
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/104 E., 2016/479 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2016 tarihli ve 2016/490 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında; şikâyetçinin hastane önüne park ettiği motosikleti çalması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 31/3 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Düzce Çocuk Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/104 Esas, 2016/479 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 31/3, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 50, 52/2. maddeleri gereğince verilen hapis cezasının 4.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri, suça sürüklenen çocuğun kovuşturma başlamadan önce zararı gidermiş olmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulandığı, yine kurulan hükümde aynı Kanun’un 51. ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddelerinin uygulanmamasının haksız olduğu ve kararın suça sürüklenen çocuk lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü şikâyetçinin, çalıştığı hastanenin önüne direksiyon kilidi ile park ettiği motosikletini suça sürüklenen çocuğun çaldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuk savunmasında atılı suçu ikrar etmiştir. 09.02.2016 tarihli Olay Yeri Basit Krokisi, 08.02.2016 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulandığı, sonuç cezanın adli para cezası olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinde yer alan erteleme hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığı, adli sicil kaydına göre suça sürüklenen çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sair Temyiz Nedenleri Yönünden;
Dosya içerisindeki 08.02.2016 tarihli araştırma ve muhafaza altına alma tutanağının içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; polis memurlarının devriye gezdikleri sırada suça konu motosikleti plakasız şekilde görmeleri üzerine şüphelendikleri, motosikletin park edildiği evin kapısını… isimli şahsın açtığı, torunu olan suça sürüklenen çocuğun motosikleti getirdiğini belirterek motosiklete ait ruhsatı polis memurlarına teslim ettiği, katılanın 26.05.2016 tarihli celsede kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; şartları oluşmamasına rağmen suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce (Kapatılan) Çocuk Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/104 Esas, 2016/479 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.