YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9793
KARAR NO : 2021/17342
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde,
Suç tarihinde 15-18yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun, geceleyin saat 03:00’te müştekinin evinin açık olan penceresine tırmanarak içeriye girmesi şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4, 31/3. maddelerinde tanımlanan suç öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle 1 yıl 6 ay 29 günlük durma süresi de çıkartıldığında) 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, 23.06.2006 olan suç tarihinden itibaren 10/05/2016 tarihli hüküm tarihine kadar geçtiği gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelemesine gelince,
Suça sürüklenen çocuğun geceleyin saat 03:00’te müştekinin evinin açık olan penceresine tırmanarak içeriye girmesi ve devamında cep telefonu ile 81 YTL para çalarak kaçması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 31/3 maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, suçların daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hallerinin de aynı Kanun’un 66/3 maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 10 yıl olağan, 15 yıl olağanüstü zamanaşımı sürelerinin (Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği tarih olan 29/01/2007 ile denetim süresi içerisinde suçun işlendiği tarih olan 28/08/2008 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu da gözetilerek, oluşan 1 yıl 6 ay 29 günlük durma süresi de eklendiğinde) dolmadığı anlaşılmış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerilde görülmemiştir. Ancak;
1- Açıklanmasına karar verilen yeni hükümde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1., 230. ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.