Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9880 E. 2023/4691 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9880
KARAR NO : 2023/4691
KARAR TARİHİ : 21.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/170 E., 2016/365 K.


SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Didim Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2016 tarih ve 2016/356 Esas sayılı iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin ikâmetinin önüne direksiyon kilidiyle kilitleyip park ettiği motosikletini geve vakti çalarak ertesi gün O.K.’ya bisiklet karşılığında verdiği ve bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2016/170 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 31/3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.03.2021 tarihli ve 2016/357716 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, gerekli tahkikatın tam anlamıyla yapılmadan mahkûmiyet kararı verildiğine, şikâyetçinin dinlenilmediğine, sanık ile suç irtibatının hiçbir şekilde şüpheye yer vermeyecek şekilde hüküm tesis edilmediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçinin gece vakti ikâmetinin önüne direksiyon kilidi ile park ettiği kırmızı renkli motosikleti suça sürüklenen çocuk tarafından çalındığı iddiasıyla açılan kamu davasında suça sürüklenen çocuğun sorgusunda bahse konu motosikleti yolun kenarından aldığını, bu motosikleti kullanırken bir yere çarparak polislerden kaçtığını ve yakalandığını beyan etse de dosya kapsamındaki belge ve tanıklar A.T. ve O.K.’nın yeminli beyanına göre suça sürüklenen çocuğun hırsızlığa konu motosikleti tanık O.K.’ya takas yapmak amacıyla teklifte bulunduğu, tanık O.K.’nın yanında bulunan arkadaşı A.T.’nin taraflar arasında geçen olaya tanıklık yaptığı, tanık O.K.’nın motosikleti sürdüğü sırada kolluk birimlerince çalıntı olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun cezadan kurtulmak amacıyla anlattığı olayın dosya kapsamındaki delillerle uyuşmamakla birlikte yolun kenarında bulunduğuna dair benzer suçlara suça meyilli kişiliği bulunan suça sürüklenen çocuğun beyanlarına itibar edilmediği, suça sürüklenen çocuğun adet ve kullanımı gereği açıkta bırakılan motosikleti direksiyon kilidi ile kilitli olduğu halde faydalanmak kastıyla şikâyetçinin rızası hilafına alarak gerçekleştirdiği hırsızlık eylemini saat kaçta icra ettiğinin sabit olmaması nedeniyle gece vakti artırımını öngören hükümlerin ve hakkında daha önce kasıtlı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kararı verilmiş olması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanığın inkâra yönelik savunması, 24.02.2015 tarihli tutanak, Görgü Tespit ve Araştırma Tutanağı, Olay Yeri Basit Kroki, Teşhis ve Kimlik Tespit Tutanağı, Tanıklar A.T. ve O.K.’nin beyanları, dosya içerisine eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 231/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, dosyaya konu suç tarihinin 3 yıllık denetim süresi içerisinde işlenmediği belirlenmiş ise de suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydına göre 3 yıllık denetim süresi içerisinde suç tarihi 07.03.2013, kesinleşme tarihi 26.05.2017 olan Didim 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2017 tarih ve 2013/118 Esas, 2017/43 Karar sayılı ilamına konu suçu işlediğinin anlaşılması karşısında Tebliğname’deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilmeden hakkında daha az cezayı içeren aynı Kanun’un 142/1-e maddesi uygulanarak hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2016/170 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.