YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10967
KARAR NO : 2022/20002
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan suça sürüklenen çocuk …’nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2016 tarihli ve 2015/525 esas, 2016/242 sayılı kararının 09/09/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 06/06/2017 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2019 tarihli ve 2019/8 esas, 2019/245 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/07/2022 gün ve 6530-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2022 gün ve 2022/107622 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümde, hüküm kısmında cezalandırma maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 116/1. maddesi olarak yazılması yerine, 142/2-h maddesi olarak yazılmasında,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Karar duruşmasında … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’ye 15/04/2019 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263’ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usulsüz olduğu,
2-Katılan …ın yokluğunda verilen Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2019 tarihli kararın katılana tebliğ edildiğine ilişkin davetiyenin dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle;kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2019 tarihli kararının suça sürüklenen çocuğa ve katılana usule uygun olarak (suça sürüklenen çocuğun cezaevinde olması halinde, cezaevindeki suça sürüklenen çocuğa CMK 263 maddesine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (KARŞIYAKA) 9. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 15/04/2019 tarihli ve 2019/8 E., 2019/245 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.