YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14982
KARAR NO : 2023/3908
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/235 E., 2021/763 K.
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2012 tarihli ve 2012/17801 Esas No’lu iddianamesi ile sanık … Bushi’nin, katılanın, İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan evinden çalınan ziynet eşyasını, sanık …’ye sattığı, sanık …’nin ise satın aldığı iddiası ile suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2013 tarihli ve 2012/251 Esas, 2013/541 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiş, anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15.12.2015 tarihli ve 2014/21014 Esas, 2015/23125 Karar sayılı ilamı ile, eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan bahisle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/299 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 165/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 3.600,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.04.2019 tarihli ve 2017/6370 Esas, 2019/769 Karar sayılı ilamı ile, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğundan bahisle bozma kararı verilmiştir.
5. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/235 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların, suça konu mücevherleri, normal değerlerinin çok altına alıp sattıklarını, yaptıkları alışverişi muhasebe kayıtlarına yansıtmadıklarını, savunmalarının çelişkili olduğunu, sanıkların meslekleri icabı, suça konu mücevherlerin değerinin gram altın cinsiyle ölçülemeyecek kadar yüksek marka değeri taşıdığını ve bu mücevherlerin hurda altın olarak satılamayacağını bildikleri, bu sebeplerle sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların, alım satımını yaptıkları hurda altınların katılana ait olduğunu bildiklerine ilişkin somut bir delil bulunmadığı ve bu hususta şüphe hasıl olduğundan Yerel Mahkemece sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2.Sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı inkâr etmiştir. 12.06.2012 tarihli değer tespitine ilişkin bilirkişi raporu tercümesi, 06.11.2012 tarihli Kuyumcu Bilirkişi Raporu, İstanbul Kuyumcular Odasının 02.03.2020 tarihli yazısı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … Bushi Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Katılanın, İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan evinden, 25.12.2011 tarihinde 70-80 parça mücevher çalınmış, katılan, bir cenaze merasimi için 22.02.2012 tarihinde Türkiye’ye gelmiş, 23.02.2012 tarihinde İstanbul Kapalı Çarşı’da gezerken, aynı eylemden beraat eden sanık T.B.’nın kuyumcu dükkanının vitrininde, çalınan mücevherlerinin bir kısmını görmesi üzerine fotoğraflarını çekerek şikâyetçi olmuştur. T.B.’nin işyerinde vitrinde sergilenen mücevherlerden 10 tanesinin katılana ait mücevherler olduğunun tespit edilmesi üzerine, T.B. kasada bulunan 7 parça mücevheri katılana göstermiş, katılan bunları da teşhis etmiştir. Temyiz dışı sanık T.B. bu mücevherleri, sanık …’den 21.01.2012 tarihinde 81.500 USD karşılığında satın aldığını, sanık …, temyiz dışı sanık T.B.’nin savunmasını doğrulamakla birlikte, suça konu mücevherleri sanık …’den 170.000 USD karşılığı satın aldığını, yanında çalışan tanık V.C.’nin satışa tanık olduğunu beyan etmiştir. Sanık … Bushi, Avrupa’dan zaman zaman getirdiği hurda altınları İstanbul Kapalıçarşı’da kuyumculara sattığını, sanık …’yi de bu nedenle 6-7 aydır tanıdığını, …’e geçmişte 5-6 kez hurda altın sattığını, ancak suça konu altınları kendisinin satmadığını, ilk kez gördüğünü, …’e şimdiye kadar en fazla 46.000 USD’lik satış yaptığını, …’in beyanında olduğu gibi 170.000 USD’lik bir satış yapmadığını savunmuş, bozma sonrası tanık sıfatı ile ifadesine başvurulan tanık V.C.’nin …’in tezgahtarı olduğunu, …’in …’dan poşet içinde bir miktar ziynet eşyası aldığını gördüğünü, sanık … ile sanık … arasındaki satışa konu ziynet eşyalarının, suça konu eşyalar olup olmadığını bilmediğini beyan etmesi karşısında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Sanık …’nin, inceleme dışı sanık T.B.’ye sattığı ve T.B.’nin vitrininde katılan tarafından görülen bir kısım ziynet eşyalarını, sanık … Bushi’den satın aldığı yolundaki savunmasının, tanık V.C. tarafından tereddüte yer bırakmayacak şekilde teyit edilememesi, sanık …’in bu eşyaları satın aldığını söylediği sanık … Bushi’nin, sanık …’e geçmişte en fazla değeri 46.000,00 USD olacak şekilde bir kısım hurda altın satışı yaptığı, sanık …’in ifade ettiği gibi 170.000,00 USD’lik bir satışı kesinlikle yapmadığı ve inceleme dışı sanık T.B.’nin vitrininde görülen suça konu ziynet eşyalarının hiçbirisini de kendisinin satmadığı yolundaki anlatımı karşısında; sanık …’in savunmasının tamamen soyut kaldığı, kimden temin ettiği konusunu açıklayamadığı, ayrıca suça konu ziynet eşyalarının alım satımına dair gider pusulası, sevk irsaliyesi gibi bir belge de ibraz edemediği, bu yönüyle sanığın savunması değerlendirildiğinde de aynı şekilde soyut bir savunmada bulunduğunun kabulü gerektiği, açıklanan tüm deliller karşısında sanık … hakkında, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Bushi Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/235 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/235 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.