YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/451
KARAR NO : 2022/4069
KARAR TARİHİ : 09.03.2022
Hırsızlık suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-son, 61, 522 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 2.376.000.000 Türk Lirası ağır para cezası, sanık …’ın 765 sayılı Kanun’un 493/1-son, 61 ve 522. maddeleri gereğince 4.752.000.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Siirt Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2004 tarihli ve 2004/90 esas, 2004/370 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanıklar … ve …’ın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 35/2 ve 62. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin SİİRT 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2011 tarihli ve 2010/53 esas, 2011/209 sayılı kararını takiben, sanık … hakkında denetim süresi içerisinde suç işlemesi sonucu yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2019 tarihli ve 2019/270 esas, 2019/482 sayılı kararı ile sanık … hakkında denetim süresi içerisinde suç işlemesi sonucu davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2020 tarihli ve 2019/722 esas, 2020/92 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/10/2021 gün ve 94660652-105-56-17512-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2021 gün ve 2021/125623 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkındaki Siirt Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2004 tarihli ve 2004/90 esas, 2004/370 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanıklar hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, hükümlü … hakkında Siirt Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2004 tarihli ve 2004/90 esas, 2004/370 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SİİRT) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 11.02.2020 tarihli ve 2019/722 E., 2020/92 K. sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 09/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.