Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/1487 E. 2023/5794 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1487
KARAR NO : 2023/5794
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/680 E., 2021/576 K.
SUÇLAR : Mala zarar verme, kasten yaralama
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 167/2, 86/2, 35, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 kez 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçu bakımından verilen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2021 tarihli ve 2020/680 esas, 2021/576 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.11.2022 … ve 17007/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 … ve 2022/150477 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Mala zarar verme suçu bakımından yapılan değerlendirmede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında; “…uzlaştırmaya tabi olan bir suçla uzlaştırmaya tabi olmayan bir suçun yargılaması devam ederken, hakimin uzlaştırmaya tabi olacağını öngördüğü suçla ilgili olarak dosyayı soruşturma bürosuna göndermesi veya bu düşünceyle tefrik kararı vermesi durumunda uzlaştırma kapsamında olmayan suç açısından ihsası reyde bulunduğundan bahsedilemeyecektir.Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK’nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK’nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir…” şeklinde yer … açıklamalar kapsamında, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği;
Somut olayda, sanık hakkında nitelikli hırsızlık, sair tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın nitelikli hırsızlık ve sair tehdit suçlarından beraatine, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyetine, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu bakımından verilen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2021 tarihli kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın bu suç bakımından uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği, yargılamanın Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/526 esasına kayden devam ettiği, mala zarar verme suçundan dolayı verilen cezanın kesin nitelikte olması nedeniyle 21/05/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Uzlaştırma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer … “…. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile de mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre aynı Kanun’un 254. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kasten yaralama suçu bakımından yapılan değerlendirmede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı bulunan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilmeden önceki haliyle de, anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince uzlaştırmaya tâbi olması ve sanık hakkında işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, kasten yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Uzlaştırma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer … “…. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmaması karşısında, sanık ve katılana soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma teklifinin yapılmadan kamu davasının açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik olarak işlediği iddia olunan hırsızlık, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kamu davasının açıldığı, yargılama sonucunda hırsızlık ve tehdit suçlarından beraat kararı verildiği, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ise, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
(2) no’lu kanun yararına bozma istemi yönünden;
Sanığın olay tarihinde katılanın ikametine giderek ikametten çıkardığı bir miktar fındığı yere döktüğü ve katılana ait ikamet kapısını kilit yerinden kırdığı olayda, katılanın sanığın bu eylemleri yönünden şikâyet için polis merkezine gittiğinde, sanığın katılanın üzerine yürüdüğü; ancak kolluk görevlilerinin araya girmesi üzerine kasten yaralama eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki, “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz ” biçimindeki düzenleme karşısında, bahse konu kasten yaralama eyleminin diğer eylemlerinden bağımsız bir şekilde daha sonra işlendiği, diğer suçlarla birlikte işlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, kasten yaralama suçu bakımında usûlüne uygun bir şekilde uzlaşma prosedürünün uygulandığı, 06.01.2021 tarihli tutanağa göre uzlaşmanın sağlanamadığının anlaşıldığı, bu itibarla Yerel Mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2020/680 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin kasten yaralama suçu bakımından REDDİNE,
(1) no’lu kanun yararına bozma istemi yönünden;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 253/3. fıkrasında yer … “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, uzlaştırmaya tabi olmayan hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi karşısında, mala zarar verme suçu bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanır hâle geldiği, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer … “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik aynı Kanun’un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûllere göre mala zarar verme suçu bakımından uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilmekle kesin nitelikte olan 20.04.2021 tarihli ve 2020/680 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.