Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/15428 E. 2023/3917 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15428
KARAR NO : 2023/3917
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/58 E., 2023/318 K.
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2017 tarihli ve 2017/12237 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında, haczedilerek teslim edilen bir kısım eşyanın tekrar haciz mahalline gidildiğinde yerinde olmadığı ve yedieminliğin suistimal edildiği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1-1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2017/182 Esas, 2018/699 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Anılan kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/2152 Esas, 2019/995 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2, 52 ve 50. maddeleri gereğince hapisten çevrili 900.00 TL ve doğrudan verilen 40.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Yukarıda anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarih ve 2021/20544 Esas, 2022/19739 Karar sayılı kararıyla; ” Basit yargılama usûlünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekliliği ” nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
5. Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/58 Esas, 2023/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2, 52 ve 50. maddeleri gereğince hapisten çevrili 900.00 TL ve doğrudan verilen 40.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suça konu eşyanın haczi kabil olmayan eşyalardan olduğu ve sahibine iade edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın sunduğu faturadan suça konu televizyonun sanığa ait olmadığı bir başka şirket adına kayıtlı olduğu ve suç kastıyla hareket etmediği kabul edilerek manevi unsuru oluşmayan suçtan beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak, hacizli televizyonun bir başkasına ait olmasının istihkak iddiasına konu olduğu, sanığın kendisine muhafaza için teslim edilen malı icra memuruna teslim etmekle mükellef bulunduğu ve suçun sübut bulduğu kabul edilmiştir

IV. GEREKÇE
Suça konu eşyanın haczi kabil mallardan olmadığı ve 3. bir şahsa ait olduğu iddialarının icra prosedürü içerisinde belirli sürelerde yapılması gereken itirazlar olduğu, 17.01.2017 tarihli haciz zaptı incelendiğinde, borçlu sanığın borca yada haczedilen eşyalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/58 Esas, 2023/318 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.