Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/25232 E. 2023/6326 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/25232
KARAR NO : 2023/6326
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/400 E., 2019/103 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94981 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli kararının 04/04/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18/04/2019 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına ilişkin İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 27/01/2022 tarihli ve 2022/888 esas, 2022/1137 sayılı kararının asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer …, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz … ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kayden 27/10/1994 doğumlu olan ve suçun işlendiği 03/01/2011 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca asli dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu, suçun işlendiği 03/01/2011 tarihinden mahkumiyet kararının verildiği 20/02/2019 tarihine kadar 7 yıl 12 ay olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlandığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 66/2, 66/1-e ve 67/4. madde ve fıkraları gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli kararının, 04.04.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 18.04.2019 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına ilişkin İzmir 1. İnfaz Hâkimliğinin, 27.01.2022 tarihli ve 2022/888 Esas, 2022/1137 Karar sayılı kararının asıl kararın kanun yararına bozulması hâlinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. Suç tarihinin 03.01.2011 olduğu ve bu tarihten mahkûmiyet karar tarihi olan 20.02.2019 tarihine kadar, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/400 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni suça sürüklenen çocuğun cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, (2) numaralı kanun yararına bozma talebi doğrultusunda verilen karar itibarıyla (1) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.