YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/26
KARAR NO : 2023/3100
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
A. Şikayetçi Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin Temyiz İstemi Yönünden
Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/635 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararının şikayetçi Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma talebi reddedilen Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin verilen kararı temyize yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
B. Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ile Katılan … Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2015 tarihli, 2015/1765 Esas numaralı iddianamesi ve Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2016 tarihli, 2016/31 Esas numaralı iddianamesi ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında, katılana ait yere döşeli bulunan elektrik kablolarını çalmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143, 53, 142/1-a, 143, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/635 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 143, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 143, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz talebi, lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebi, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. .
III. OLAY VE OLGULAR
Başarı Elektrik isimli firmanın sahibi, katılan …’ın 09.12.2015 günü, sanayi sitesinde bulunan elektrik hatlarının yer altına döşenmesi işi kapsamında çalışma yaptığı ve akşam saat 18:00 civarında çalışmaya ara verdiği, ertesi gün sabah 07:30 civarında çalıştığı yere geri geldiği esnada, uçları toprak dışında bırakılan kabloların yerlerinden sökülmek suretiyle çalındığını tespit ettiği, olayın meydana geldiği yeri gören bir iş yerine ait güvenlik kamera kayıtlarına göre, 09.12.2015 günü gece saat 23:30 civarında iki şahsın kabloları söktüğünün tespit edildiği, 10.12.2015 günü, dere yatağında kablo yakan şahıslar olduğuna dair emniyete gelen ihbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerinin, sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’yü yakaladıkları, sanık ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda suçlamaları kabul ettikleri, İlk Derece Mahkemesince atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ve suça sürüklenen çocuğun henüz aktif olmayan enerji kablolarını hırsızlık amacıyla keserek çaldıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanunun 142/1-a maddesinden hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Hükmün gerekçe kısmında sanık ve suça sürüklenen çocuk için hakkaniyete uygun düşeceği kanaatiyle alt sınırdan ceza tayinine karar verildiği belirtildiği hâlde, hüküm fıkrasında “suçun işleniş biçimi ve suç konusunun değer ve önemi dikkate alınarak eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a maddesi uyarınca takdiren 4 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” şeklinde teşdit gerekçesine yer verilip, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmek suretiyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp rapor aldırılmasının zorunlu olmadığı ancak rapor aldırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği hâlde, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/635 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanık ve suça sürüklenen çocuğun kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.