Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/557 E. 2023/6228 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/557
KARAR NO : 2023/6228
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/288 E., 2021/335 K.
: 25.04.2010, 26.04.2010, 23.06.2010
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2019/288 Esas, 2021/335 Karar sayılı kararının sanıklar … … ve … müdafileri ile sanıklar … …(…) ve … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile … kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında; Dairemizin 14.06.2022 tarihli ve 2021/23193 Esas, 2022/12273 Karar sayılı kararı üzerine, hakkında şikâyetçi …’ya yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş olan temyiz dışı sanık …’a yokluğunda verilen kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin belirlendiği, ancak kararın en son bildirdiği adresten farklı olan MERNİS adresine tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan son tebliğ işleminin de geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; yokluğunda verilen kararın temyiz dışı sanık …’a usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu’nun 35/3. ve 263. maddelerine uygun olarak bizzat kendisine okunup anlatılmak suretiyle tebliği, cezaevinde değil ise öncelikle kovuşturma aşamasında bildirdiği en son adresine başvurabileceği kanun yolları ve başvuru süresini bildirir biçimde usulüne uygun olarak tebliğinin yapılması, bu adresine de tebliğ yapılamaması halinde sanığın güncel MERNİS adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi), tebliğ – tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen … temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.