Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2006/2816 E. 2006/8926 K. 06.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2816
KARAR NO : 2006/8926
KARAR TARİHİ : 06.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı kadının temyizinin harcı kaydı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına,
2-Boşanmaya neden olan olaylarda eşini döven, evden kovan koca tamamen kusurludur. Terk hukuki nedenine dayalı bir dava bulunmamıştır.
*Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.
Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.
*Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2) Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
3-Kocanın temyizine hasren yapılan incelemeye gelince;
a)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Davalı kadın 4.8.2004 günlü dilekçede tedbir nafakası istemediğini beyan etmiş olduğundan davalı lehine dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleşme tarihine kadar aylık 100 YTL. tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
c) Boşanma eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel hale gelir ve faize bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren tazminatlara yasal faiz uygulanması usul ve yasaya aykırı ise de; Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir. (HUMK. md. 438/7)
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün 3/b-c bentlerinde gösterilen nedenlerle gerekçeli kararın hüküm kısmının 4. bendindeki “ davalı lehine takdir edilen 100 YTL. tedbir nafakası” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 5. ve 6. bendindeki “ dava tarihinden itibaren ” cümlelerinin hüküm fıkralarından çıkarılmasına yerine “boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren ” cümlelerinin yazılmasına, hükmün bu bölümlerinin düzeltilmiş şekliyle, kocanın sair temyiz itirazlarının 3/a bendinde gösterilen nedenlerle ONANMASINA, kadının temyiz itirazlarının l. bentte gösterilen nedenlerle incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.06.2006 sa.