Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2006/4695 E. 2006/6591 K. 01.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4695
KARAR NO : 2006/6591
KARAR TARİHİ : 01.05.2006

MAHKEMESİ …3. A.H. (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,peşin alınan harcın mahsubuna, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 01.05.2006 (Pzt Kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I) davası açıldığı; davalı kocanın süresi içinde yetki itirazında bulunduğu , yetkisizlik kararı verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.
Çekişme nedir?;
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I) davası, davacı kadın tarafından “sürekli kalma niyetiyle” oturduğu yer (TMK. m. 19 f. I) olan Marmaris’te açıldığı halde bu mahkemenin kadının “yerleşim yeri” mahkemesi (TMK. m. 168) olması gerçeğine rağmen değerli çoğunluğun farklı yönde oluşan düşüncesine katılmıyorum.

../…

2006/4695-6591 -2-

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 186 hükmüne göre eşler oturacakları konutu “birlikte” seçerler.
Kadının sürekli kalma niyetiyle oturacağı yeri (TMK. m. 19) koca belirleyemez. Aksi düşünce kocanın yerleşim yeri kadının da yerleşim yeri sayılır kabulünü zorunlu kılar ki böyle olmadığı TMK. m. 168 metninde yer alan “eşlerden birinin yerleşim yeri” anlatımıyla açık seçik bellidir. Bu sebeple “Kadın kocasından ayrı otursa bile yasal yerleşim yeri kocasının ikametgahıdır” şeklindeki yerel mahkeme görüşünde isabet yoktur.
Tarafların “nüfusa kayıtlı oldukları” yer ise yasada yapılan değişikliklerden sonra boşanma hukukunda kadın açısından bir anlam taşımaz. Çünkü kadın, kocası hanesine sürekli kalma niyeti (=TMK m.19) olduğundan değil yasal zorunluluk (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 23, Resmi Gazete: 29 Nisan 2006, – Sayı : 26153) nedeniyle kaydedilmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 3 hükmünde yer alan yerleşim yeri adresi=sürekli kalma niyetiyle oturulan yer adresinin bildirilmesinde “kişinin” (=kadının) (=kocanın) yazılı beyanı esas alınır. (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 50) Başka bir anlatımla kadının baba evinin bulunduğu yeri “yerleşim yeri” olarak bildirmesinde kocanın icazetine bile gereksinimi yoktur.
Kaldı ki nüfusa kayıtlı olunan yer koca açısından da artık anlamsızdır. Çünkü kocanın bile başka bir ilçeye nakil yaptırması (=yerleşim yerini değiştirmesi!) artık olanaksızdır. O halde koca da sürekli kalma niyetinden (=TMK m.19) değil yasal zorunluluk nedeniyle o hanede kayıtlıdır/o ilçede kayıtlı kala kalmıştır.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu boşanma veya ayrılık davasının açılmasını “kolaylaştırabilmek” düşüncesiyle davanın eşlerden birinin yerleşim yerinde açılabileceğini kabul ettiğine kadının da eş olduğu gözetildiğinde boşanma veya ayrılık davasının “kadının da yerleşim yerinde” açılacağı konusunda bir duraksama olamaz. (Ömer Uğur GENÇCAN, “Türk Medenî Kanununda Kadının Özgürleşimi”, Güncel Hukuk Dergisi, Ocak-2006, Sayı:25, s. 29, Kısaltma: GENÇCAN- Özgürleşim)
Türk Medeni Kanununun 168. madde gereğince, boşanma davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce en son altı ay birlikte oturdukları yer aile mahkemesi olduğundan davacı kadının seçimlik hakkını kullanarak “kendi yerleşim yerinde” dava açması kanuna uygundur. (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, I. Cilt, (TMK. m. 1-351), Ankara 2004 , II. Cilt, (TMK. m. 352-1030) Ankara 2004 , Kısaltma: GENÇCAN-TMK., s. 905)
Dosya arasında bulunan tutanaktan da anlaşılacağı üzere davacı kadın;
– ev hanımı,
– geçimi ana ve babası tarafından sağlanan,
– ana ve babasıyla kalan bir kadındır.
Bu statüde bulunan davacı kadının baba evine “sürekli kalma” niyetiyle (TMK. m. 19 f. I) gittiği açık seçiktir. Onun sürekli kalma niyetiyle gidebileceği başka bir yer yoktur ki!

../…

2006/4695-6591 -3-

Yasa koyucu TMK. m. 168 değişikliği ile “bu gibi kadınlara” kolaylık sağlamayı hedeflemiştir. Kadın bu olayda olduğu gibi baba evinin bulunduğu yerde de boşanma davası açamayacaksa TMK. m. 168 değişikliğinin uygulama olanağı bağlamında bir anlamı kalmayacaktır/kalamaz.
Ülkemizde koca evinden uzaklaştırılan ve ekonomik bağımsızlığı olmayan her kadının “sürekli kalma” niyetiyle gidebileceği doğal tek adres: Baba evidir.
Kadının “bu niyetle” gittiği baba evinin bulunduğu yerde kaldığı süre “1 gün bile olsa” niyeti “ilk günden” açık seçik belli olduğu için yine o yerde boşanma davasını açabilir/açabilmelidir.
Yeter ki ekonomik bağımsızlığı olmayan bu kadının bu dünyada gidecek ve gitmesi daha doğal olan bir yer bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmış olmasın.
Aslında Dairem bir kadının aralarında meydana gelen olaylardan sonra sürekli kalma niyetiyle “ailesinin yanına dönerek” o yer Aile Mahkemesinde boşanma davası açabileceği düşüncesini de sergilemiştir;
“..Boşanma davasında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. (TMK.m.168) Davacı kadın taraflar arasında meydana gelen olaylardan sonra…’a ailesinin yanına dönerek … Aile Mahkemesinde boşanma davası açmıştır. Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. (TMK.m.19/1) Davacı kadın sürekli kalma niyetiyle…’a ailesi yanına döndüğü ve kendi yerleşim yerinde boşanma davası açtığı gözetilmeden işin esasinin incelenmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 20.04.2006, 21518-5959 (Yayınlanmamıştır)
O halde boşanma davası, davacı kadın tarafından sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer (TMK. m. 19 f. I) (=yerleşim yeri) olan ve bu sebeple kadının yerleşim yeri (TMK. m. 168) olan …’te doğru yerde açılmıştır.
Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı düşüncesine” katılmıyorum.