YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5558
KARAR NO : 2006/8224
KARAR TARİHİ : 25.05.2006
MAHKEMESİ …1.A.H.(Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin * 26.12.2005 gün ve 15647-18170 sayılı ilamiyle* onanmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı Kanunun değişik 442. maddesi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 52. maddesi hükmünce takdiren (140) YTL. para cezasının, harçlar kanunu uyarınca (25.10) YTL. ilam harcının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.25.05.2006 (Prş.)
(Muhalif) (Muhalif
KARŞI OY YAZISI
Önceki muhalefet gerekçeleriyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasında görülen anlaşmalı boşanma (TMK. m. 166 f. III) davasının duruşmasında eşler arasında yapılan “boşanma düzenlemesi” konusunda hiçbir çekişme çıkmadan “Davanın kabulüne, Tarafların boşanmalarına” karar verildiği ve kararın bu şekilde tefhim edildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.
Çekişme nedir?;
Tefhim edilen karar HUMK. m. 388 hükmüne aykırı olmasına, eşlerin yaptığı “boşanma düzenlemesine” bağlı kalınmadan “aykırı” karar verilmesine rağmen değerli çoğunluk tarafından onama görüşü sergilenmiştir.
Bu çerçevede/kapsamda dava dosyası incelenecek olursa;
A) Tefhim edilen karar HUMK. m. 388 hükmüne aykırıdır. O halde yeniden karar oluşturulmalıdır (YİBK. 10.4.1992 gün, 7/4)
B) Kabul şekli bakımından;
Aile mahkemesi (=yoksa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hâkiminin taraflarca sunulan “boşanma düzenlemesini” uygun bulması şarttır. Hakim tarafların ve çocukların yararlarını dikkate alarak bu düzenlemede gerekli gördüğü “değişiklikleri” yapabilir. Mahkeme kendini tarafların yerine koyarak değişikliği “kendiliğinden” gerçekleştiremez. (Ömer Uğur GENÇCAN, Öğreti ve Uygulamada Boşanma, Tazminat, Nafaka, I. Cilt, Ankara 2000 (1124 sayfa), II. Cilt, Ankara 2000 (1034 sayfa), Kısaltma: GENÇCAN-BOŞANMA, s. 126) ÖZDEMİR’in ifadesine göre hakim kendi önerisini eşlere dayatamaz. ( Nevzat ÖZDEMİR, Türk – İsviçre Hukukunda Anlaşmalı Boşanma İstanbul-2003, s.172.)
Aile mahkemesi (=yoksa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hâkimi taraflar arasındaki düzenlemenin hangi bölümünü neden kabul etmediğini açıklar ve taraflardan gerekli gördüğü değişiklikleri yapmalarını ister. Anlaşmalı boşanma kararı bu değişiklikleri taraflar kabul ederse verilebilir. (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, : I. Cilt (TMK. m. 1-351), Ankara 2004 , Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 858)
Diğer yandan;
Aile mahkemesi (=yoksa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hâkimi boşanma düzenlemesini uygun bulmadığını duruşmada açıklamamış ve uygun gördüğü değişiklikleri eşlerin bilgisine sunmamış bulunmasına göre boşanma düzenlemesini “uygun görmüş” sayılır. (Turgut AKINTÜRK, Aile Hukuku, İstanbul-2002, s. 263)
O halde mahkemece yapılacak iş boşanma düzenlemesini eda hükmü içerecek şekilde hüküm fıkrasına almaktan ibarettir.
Boşanma düzenlemesinin 2/c, e ve f bentlerine “aykırı olarak” ve bu bentleri “yok sayarak” hüküm kurulması isabetli değildir.
Bu sebeplerle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.