YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7874
KARAR NO : 2006/15586
KARAR TARİHİ : 14.11.2006
MAHKEMESİ …2. A.H.
DAVA TÜRÜ :Tenkis
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.
1-Davacı, dava dilekçesinde… sağlığında davalılara satış suretiyle yaptığı temliklerin muvazaalı olduğunu mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiş; sonradan 02.11.2004 tarihinde verdiği dilekçesi ile; murisin davalılara yaptığı temliklerle, tasarruf nisabını aşarak saklı payına el attığını belirterek dava dilekçesindeki talebini islah ederek tenkis isteğine dönüştürmüştür.(HUMK. md.83 – 90)
Mahkeme; islah tarihine göre tenkis davasının zamanaşımına uğradığını belirterek davacı …’nin davasını reddetmiştir.İslah edilen dava yeni bir dava olmayıp, islahtan önceki (ilk) davanın devamı niteliğindedir.İslah edilen dava, islah edilmiş şekliyle ilk dava gününde açılmış sayılır.İslah edilen davanın tabi olduğu zamanaşımı da (TKM. 513) bu tarihte kesilmiş olur. Bu nedenle dava süresi ilk dava ile muhafaza edilmiş olacağından zamanaşımı süresinin hesabında ıslah tarihinin değil ilk dava tarihinin esas alınması gerekir.(HGK’nin 30.1.2002 gün 2002/2-63 esas, 2002/23 karar, 3.7.2002 gün 2002/9-564 esas 2002/572 karar, 2. H.D’nin 14.01.2004 tarih 2003/16376 esas, 2004/247 karar) Miras bırakan 8.9.1989’da ölmüş davacı …’de davasını 13.10.1989’da açmıştır. Dava süresindedir. Bu yön nazara alınmadan işin esasını incelemesi gerekirken, islahla tenkis davasına dönüştürülmüş olan davanın süre yönünden reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de:
Türk Kanunu Medenisinin 513. maddesinde yeralan süre zamanaşımı süresidir.Hak düşürücü süre kabul edilmesi de hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple temyiz eden davacı yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 14.11.2006 MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, 13.10.1989 tarihinde açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının aradan 15 sene geçtikten sonra 2.11.2004 tarihinde islah ederek tenkise dönüştürmüştür. Dava tamamıyla ıslah edilmiştir.
Davanının tamamının ıslah edilmesi halinde, dava dilekçesi dahil bütün usulü işlemler yapılmamış sayılır. ( HUMK. 87/1) Ancak islahın; ikrara ( HUMK.236) keşfe (HUMK.363-366) Bilirkişi raporlarına (HUMK.275), tanık sözlerine (HUMK.245) etkisi yoktur.Bunların istisnalar olduğu da Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 87. maddesinde gösterilmiştir. Taraflar kendi usulü işlemlerini ıslah edebilirler. Mahkemenin ve karşı tarafın işlemleri islahın konusu dışındadır.
Dava tümüyle ıslah edilip , tenkise dönüştürüldüğüne göre, tenkis davası tapu iptali davasının açıldığı 13.10.1989 tarihinde açılmış sayılır. Bir davanın açılması halinde zamanaşımı kesilir. ( B.K 133/2) Ancak zamanaşımı kesilince, kesilmeden başlayarak yeni zamanaşımı işlemeye başlar. ( B.K 135/1) Dava devam ederken kesilmiş olan zamanaşımı, davanın devamı süresince taraflardan birinin yargılamaya ilişkin her işleminden, hakimin her emir ve kararından itibaren yeniden işlemeye başlar. ( BK. 136/136/1) Tapu iptal davasının açıldığı 13.10.1989’da tenkise ilişkin zamanaşımı da kesilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 87. maddesine göre ıslah günü 2.11.2004’e kadar davacının yargılamaya ilişkin tüm usulü işlemleri yapılmamış sayıldığına göre tenkise ilişkin zamanaşımı ıslah gününe kadar kesintisiz olarak devam etmiştir.
743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 513. maddesi tenkis davasının, mirasçıların saklı paylarına tecavüz edildiğini öğrendikleri günden itibaren bir sene içerisinde açılabileceğini hükme bağlamıştır. Davanın açıldığı tarihle ıslah tarihi arasında bir yıllık zamanaşımı geçmiştir. Çoğunluğun kararında örnek olarak gösterilen Hukuk Genel Kurulunun 30.1.2002 gün ve 2002/2-63 sayılı , 13.07.2002 gün 2002/9-564 ve Dairemizin 14.01.2004 gün 2003/16376 sayılı kararlarından Borçlar Yasasının 133, 135 ve 136. maddeleri de belkide dava tarihiyle ıslah tarihi arasında davaya ilişkin zamanaşımı süresi dolmadığı düşüncesiyle tartışılmamıştır. Mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi doğrudur. Bu nedenle değerli çoğunluğun bozma kararına iştirak edilmemiştir.