Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2006/8020 E. 2006/10353 K. 28.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8020
KARAR NO : 2006/10353
KARAR TARİHİ : 28.06.2006

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin * 9.3.2006 gün ve 18795 – 3085 sayılı ilamiyle* bozulmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı Kanunun değişik 442. maddesi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 52. maddesi hükmünce takdiren (140) YTL. para cezasının, harçlar kanunu uyarınca (25.10) YTL. ilam harcının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 28.06.2006 çar.
KARŞI OY

Tefhim edilen kısa kararda davalının nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verildiği halde; gerekçeli kararda bu hususlarda hüküm kurulmamak suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması açık bir bozma sebebidir.
l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre yerel mahkeme “önceki kısa kararla bağlı olmaksızın” çelişkiyi kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verebilir. Çelişik kararın gerek “tamamının” gerekse “bir bölümünün” inceleme konusu yapılması bu sebeple olanaksızdır.
Boşanma hukukunda boşanmanın eki olan unsurlar (=tazminat, nafaka vs.) boşanma kararına bağlılık anlamında bir zincirin halkaları gibidir. Bir halka koptuğunda zincir (=boşanma kararı) dağılır. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek “yeniden karar” oluşturmaktan ibarettir
Bu sebeplerle değerli çoğunluğun farklı görüşüne katılmıyorum.