YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10178
KARAR NO : 2007/10776
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :Nazilli Aile Mahkemesi
TARİHİ :4.7.2006
NUMARASI :821-476
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının manevi tazminata yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının temyizinin incelenmesine gelince;
a-Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda, kocasına şerefsiz diyerek hakaret eden ve evlilik öncesi bir başkasıyla ilişkisini gizleyen kadın ağır kusurludur.
* Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini , birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak * davacı koca yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen * davacı kocanın ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak * davacı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağir olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali güçü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK.175) Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha fazla kusurlu olduğu anlaşıldığına göre, kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda 2. maddenin (a) ve (b) bentlerinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.07.2007 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı koca tarafından açılan boşanma davasında tarafların boşanmalarına, davacı kocanın maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır.
Çekişme nedir?;
Davacı kocaya maddî tazminat verilmesine yönelik değerli çoğunluğun düşüncesine maddî tazminatın maddî koşullarından olan zarar koşulu gerçekleşmediğinden/kanıtlanmadığından katılamıyorum. Maddî tazminatın maddî koşullarını; maddî tazminat isteyenin kusursuz veya daha az kusurlu olması, maddî tazminat istenenin kusurlu olması, zarar, nedensellik bağı ve hukuka aykırılık olarak sıralayabiliriz. TMK. m. 174 f. I hükmüne göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanma davasında koşulları varsa hem kadın hem de koca yararına maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) verilebileceği kuşkusuzdur.
Öncelikle mevcut menfaatler yönünden irdeleme yapılmalıdır. Öncelikle belirtmeliyim ki mevcut menfaatlerin boşanma yüzünden zedelenmesi dava dosyasında kanıtlanmış değildir. Bilindiği üzere TMK. m.185-186 hükümleri evliliğin genel hükümleri arasında yer alır. TMK. m.185-186 hükümlerine ilişkin yoksunluk açılan her boşanma davasında istekte bulunan tarafa (kadın ya da koca) otomatik olarak maddi tazminat verilmesini gerektirmez. Başka bir anlatımla boşanma davasında maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) verilebilmesi için maddi tazminat isteyen eşin mutlaka maddi bir zararı (B Ö, Aile Hukuku, Ankara-2004, s. 482) mevcut olmalı ve bu maddi zarar dava dosyasında kanıtlanmış olmalıdır. Dava dosyasına göre maddi tazminat istenilen kadın herhangi bir geliri bulunmayan bir kişidir. Maddi tazminat istenilen kadın maddi anlamda katkısı istenilecek bir kişi olmayıp aksine başkalarının yardımına muhtaç bir kişidir. Kadının varlığı ile yokluğu karşılaştırıldığında maddi tazminat isteyen kocanın sanılanın aksine değil zararı, boşanma sebebiyle elde ettiği bir menfaat (=Kadının yeme, içme, giyinme, sağlık vb. giderlerinden kurtulma anlamında) söz konusudur ( BGE 114 II 118ff).
Kocanın boşanma sonucunda kendi hayat standardını kendi kazancı ile sağlayabileceği de (Ö, s. 484) dosyadaki delillerle bellidir.
Beklenen menfaatler yönünden irdelemede ise kocanın statüsü sadece bir beklentiden (Hoffnung) ibaret olup somutlaşmış bir menfaat bulunmamaktadır.( LÜCHİNGER/GEİSER, Art. 151, n.2, s. 768, Ö, s. 485)Maddî tazminatın maddî koşullarından olan zarar koşulu davacı koca yönünden gerçekleşmediği konusunda yerel mahkeme hâkimi ile aynı görüşü paylaştığımdan değerli çoğunluğun farklı düşüncesine katılmıyorum.