YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15644
KARAR NO : 2008/15794
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
TARİHİ : 29.03.2007
NUMARASI : Esas no: 2006/41 Karar no: 2007/339
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * davalı kadının davayı takip etmediği gibi tanıklar için davetiye gideri ve ücretide yatırmadığı anlaşıldığından aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere * davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Kısa kararda davalı kadının yoksulluk nafakası ve tazminat isteminin reddine karar verildiği halde gerekçeli kararda bu hususlarda hüküm kurulmayarak çelişki yaratılmıştır.
# Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.11.2008 (Pzt.)
-KARŞI OY YAZISI-
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında * yoksulluk nafakası ve tazminat konusunda çelişki yaratılmıştır.
Çekişme nedir?;
Değerli çoğunluğun kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisine rağmen işin esasının diğer yönlerden incelenebileceğine yönelik düşüncesine katılmıyorum. Dairemin formüle edilmiş ilke kararına göre: “…Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlış da olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli kararda aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.” Dikkat edilecek olursa Dairemin formüle edilmiş ilke kararına göre tefhim edilen kararla gerekçeli kararda aykırılık diğer yönler incelenmeden ve tek başına bozma sebebi olur. Kaldı ki kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bir bozma sebebi sayılır. (l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gerekçesi) l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması görüşü konusunda oybirliği vardır. İçtihadı birleştirme kararına göre yerel mahkeme önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verebilir. Öyle ki hâkim çelişkiyi gidererek davayı görev yönünden ya da hak düşürücü süreden de reddedebilir.
“Kısa karar ile gerekçeli kararda hükmün herhangi bir bölümü ile ilgili olarak çelişki yaratılması sonucu bozulması, hüküm maddelerinin tümünü ortadan kaldırır. Yeniden verilecek kararda, tüm istekler hakkında yeniden ayrı ayrı karar verilmesini gerektirir. Açıklanan yasal nedenlerle yok hükmünde olan önceki kararın temyiz edilmeyen bölümlerinin kesinleştiğine ilişkin görüş anılan inançları birleştirme kararına aykırıdır.” (Y2HD, 28.4.1999, 1986-4284) Çelişik kararın gerek tamamının gerekse bir bölümünün temyiz incelenmesine konu yapılması bu sebeple olanaksızdır. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibaret olduğundan değerli çoğunluğun farklı görüşüne katılmıyorum.
-KARŞI OY YAZISI-
Davalı, Yozgat Aile Mahkemesi vasıtasıyla gönderdiği 04.12.2006 tarihli dilekçesiyle delillerini bildirmiştir. Bu dilekçenin altında “tanıklar için ekte 12.00 YTL.’lik posta pulunun olduğu” belirtilmiştir. Dilekçeyi alan mahkemece, dilekçe ekinde pul bulunmadığına ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmediği gibi, mahkemesince de,”ekinde pul çıkmadığına” ilişkin tutanağa geçirilmiş bir bilgi bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalının, dinlenmesini talep ettiği şahitlerin masraflarını vermediği, bu sebeple talebinden sarfınazar etmiş sayılacağı kabul edilemez. Masrafın davalı tarafından verilmemiş olduğu kabul edilse bile, davalı şahit bildirdiğine göre; mahkemece; davalıya; gösterdiği şahitler için masraf yatırmak üzere bir müddet verilerek, tayin olunan bu müddet içinde masrafı yatırmazsa, talebinden sarfınazar ettiği addolunmalıdır. (HUMK. md.414) Açıklanan yönde bir işlem yapılmaksızın, davalının gösterdiği tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm verilmesini doğru bulmuyorum. Hükmün bu sebeple bozulması, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Bu sebeple sayın çoğunluğun aksi yönde oluşan düşüncesine katılmıyorum.