YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17935
KARAR NO : 2009/3794
KARAR TARİHİ : 04.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı; mirasbırakanı…’ın 10.10.2006 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, geride mirasçı olarak eşi ve kendisinden önce vefat eden kardeşlerinin alt soyunu bıraktığını, mirasbırakan hakkında bir çok icra takibi bulunduğunu, terekesinin gerçek durumunu bilmedikleri ileri sürerek, Türk Medeni Kanununun 619. maddesi gereğince, mirası redde esas olmak üzere terekenin resmi defterinin tutulmasını istemiş; bilahare 5.4.2007 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçe ile, defter tutulmasına gerek olmaksızın mirası reddettiğini bildirmiştir. Bu beyan, mirasın kayıtsız koşulsuz reddi (TMK.m.605/1, 609/1,2) olup, davanın ıslahı niteliğindedir. (HUMK.m.83) Dava, 19.10.2006 tarihinde açıldığına göre red süresindendir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 609/3-4. Maddesi uyarınca, süresi içinde yapılmış red beyanının tespiti ile ret keyfiyetinin özel kütüğüne yazılmasına (tesciline) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar verildi. 04.03.2009 (Çrş.)
KARŞI OY
Davacının gerek dava dilekçesindeki ve gerekse son oturumdaki beyanından, isteğinin, terekenin borca batık olması sebebiyle mirası redde ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
23.12.1942 tarih ve 24/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu davalarda görev borcun miktarı ve değerine göre belirlenir ve husumet alacaklılara yöneltilir.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.