YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18108
KARAR NO : –
KARAR TARİHİ : 18.12.2008
MAHKEMESİ :Konya-Ereğli 2. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiTARİHİ :03.04.2007NUMARASI :Esas no: 2005/337 Karar no: 2007/78Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.1-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesinde; A- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *toplanan delillerden, davalı-davacı kadının eşini evden kovduğu ve ona hakaret ettiği, davacı-davalı kocanın ise eşine hakaret ettiği, şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, başka kadınla yaşadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda daha ağır kusurlu bulunduğunun ve Türk Medeni Kanununun 166/2. madde koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.B-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini , birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak *davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. C-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *davalı-davacı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak *davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.2-Davacı-davalı kocanın temyizinin incelenmesine gelince; Toplanan delillerden davalı-davacı kadın adına kayıtlı tarla, vasıflı çok sayıda taşınmaz bulunduğu dosya içerisindeki tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taşınmazlarda keşif yapılmak suretiyle değerlerinin ve gelir durumlarının belirlenmesi, ayrıca kadına verilmek üzere müşterek çocuk E.Ö. hesabına yatırılan para da nazara alınmak suretiyle davalı-davacı kadının yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.SONUÇ. Temyiz edilen hükmün yukarıda 1/B-C bentlerinde gösterilen nedenle davalı-davacı kadın yararına, yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle davacı-davalı koca yararına BOZULMASINA, davalı-davacı kadının bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün yukarıda 1/A bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.12.2008 (Prş.)