YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3669
KARAR NO : 2009/5745
KARAR TARİHİ : 30.03.2009
MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine,peşin alınan harcın mahsubuna, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 30.03.2009 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesine dayanmaktadır.
Bu maddeye dayanan boşanma davalarında, boşanma kararı için kusur araştırmasına lüzum yoksa da boşanmanın sonuçları düzenlenirken, daha önce açılıp reddedilen davada ve üç yıllık süre içerisinde ve ortak hayatın yeniden kurulamamasında tarafların gerçekleşen kusuru araştırılır. Ortada boşanmayı gerektirecek hiçbir neden bulunmadığı halde boşanma davası açıp bu davası reddedilen ve yasanın 166/4. maddesindeki boşanma sebebini yaratan tarafın kusurlu olduğu tartışmasızdır. Davacı daha önce boşanma davası açmış, davalı da karşılık boşanma davası açmış, her iki dava da reddedilmiştir.
Böyle olunca davalı da boşanma sebebi yaratmış olmasından dolayı kusurludur. Ne var ki, kendi açtığı reddedilen davaya dayanan ve yaratılan boşanma nedeninden yararlanarak boşanma hükmünü elde eden davalı değil davacıdır. Ret kararının kesinleşmesinden itibaren geçen üç yıllık fiili ayrılık süresi içinde davalının birliğe dönüş ve ortak yaşamı kurma isteğinin davacı tarafından kabul edilmediği, ortak hayatın davacının açıklanan tutumu nedeniyle kurulmadığı da toplanan delillerden ve tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, davalıya oranla ziyade kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi, mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Davalı, boşanmakla en azından eşinin mevcut ve gelecekteki desteğini yitirmiştir. O halde, mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve hakkaniyet kuralları (TMK. m.4) dikkate alınarak davalı yararına uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenle değerli çoğunluğun maddi tazminata ilişkin aksi yöndeki görüşüne iştirak etmiyorum.