YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6347
KARAR NO : 2010/8234
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Tapu İptali ve Tescil, Aile Konutu Şerhinin Konulması
KARAR DÜZELTME İSTEYEN :Davacı
#Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 9.11.2009 gün ve 13846-19121 sayılı ilamiyle ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle, ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, hesaplanan 169.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca 35.50 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi. 26.4.2010 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu taşınmaz, tapuda “avlulu kargir ev, depo ve ahır” vasfıyla kayıtlıdır. Üzerinde üç katlı bir yapının bulunduğu, bunlardan birinin aile konutu olarak kullanıldığı tartışmasızdır. Böyle olmakla birlikte, kat mülkiyeti veya kat irtifakı tesis edilmemiştir. Yapının her bir bağımsız bölümü üzerinde “kat irtifakı” veya “kat mülkiyeti” kurulmadığına göre, hak sahibinin her bağımsız bölümle ilgili taşınmazın tamamından ayrı ve müstakil olarak temliki tasarrufta bulunması hukuken mümkün değildir. Bu hukuki durum karşısında yapının aile konutu olarak kullanılan bölümünün keşfen belirlenmesinin sonuca etkisi yoktur. İstem konusunda bu bölümle sınırlı şekilde karar verilmesi de hukuken mümkün olmayacaktır. Bu bakımdan davacının karar düzeltme talebinin kabulü gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.