YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13068
KARAR NO : 2012/5872
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Kısıtlanması istenen davalı …’nin temyiz dilekçesi yasal danışmanın şahsına itiraza ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul yasal danışman için de uygulanır. Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin yasal danışmana yapılan itirazın yada kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı ret etmesi halinde itirazın denetim makamının incelemesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. (5133 s.K. md.2-3, TMK. md.397/2) Öyle ise yasal danışmanın şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle, yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekli olmuştur.
2-Davacı …’ın katılma yoluyla temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Temyiz gibi katılma suretiyle temyizde bir yasa yolu olup, başvurular dava şeklinde incelenir. Katılma yoluyla temyiz için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 433. maddesi uyarınca temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, yasada öngörülen süre içinde vereceği dilekçe ile karşı tarafa bağlı olarak, karşı tarafın temyizi ile birlikte mahkeme hükmüne yönelik temyiz itirazlarını sunabileceği düzenlenmiştir. Kanuni düzenlemede belirtildiği gibi katılma yoluyla temyiz dilekçesi asıl temyiz dilekçesine tabi olacaktır. Diğer bir anlatımla katılma yoluyla temyiz hakkı ancak temyiz diliekçesine karşı kullanılabilecek bir yoldur. Olayımızda davalı kısıtlanmak istenen Ünzile mahkemeye vermiş olduğu dilekçesiyle yasal danışmanın şahsına dair itirazlarını sunmuş; ama talebini temyiz olarak isimlendirmiştir. Yasa yolunun adının yanlış gösterilmesi ona temyiz hukuki vasfını kazandırmayacaktır. Türk Medeni Kanununun 397, 422 ve 431. maddeleri uyarınca yasal danışmanın şahsına yönelik itirazların öncelikle vesayet makamı olarak kararı veren mahkemece değerlendirilmesi, bu karara itiraz halinde ise denetim makamınca ( Asliye Hukuk Mahkemesi ) inceleme yapılması gerekir.Anlatılan bu inceleme usulüne ilişkin talep dilekçesinin tebliği üzerine, katılma yoluyla yapılan temyiz itirazlarını incelenmesi olanaklı olmayıp, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı kısıtlanması istenen Ünzile’nin dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın yukarıda l. bentte açıklanan doğrultuda gereği yapılmak üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, davacının katılma yoluyla temyiz dilekçesinin ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple REDDİNE oybirliğiyle karar verildi. 15.03.2012 (Per.)