YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15399
KARAR NO : 2012/12441
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ:Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki “boşanma” ve “karşı boşanma” davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünün boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam edecek nitelikte bir yükümlülük olduğunun ve boşanma hükmüne esas alınmasının usul ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.05.2012 (Çrş.)
ARŞI OY YAZISI
Davadan sonra çekilen fotoğrafların boşanma hükmüne esas alındığı konusunda çekişme yoktur. Cinsel sadakatsizlik davadan sonra olsa bile hükme esas alınabilir düşüncesi değeri çoğunluk tarafından kabul edilmektedir.Davadan sonra gerçekleşen örneğin her türlü fiziksel şiddet hükme esas alınamazken cinsel şiddete farklı muamele yapılmasının usul hukuku bağlamında hukuki bir dayanağı yoktur.Cinsel şiddetin usul hukuku bağlamında diğer şiddet sebeplerinden ayrı değerlendirmeye alınmasını gerektiren hiçbir usul kuralı mevcut değildir. Nitekim bir usul kuralına atıf yapılmamaktadır. Çünkü yoktur.
Türk Medeni Kanununun 185. madde hükmü ise bir “genel kural” olup “usul kuralı” değildir. Eşinize cinsel sadakatsizlik göstermeniz sadakat yükümlüğüne ne kadar aykırı ise eşinize her türlü fiziksel şiddeti uygulamanız da duygusal sadakate o kadar aykırıdır. Davadan sonra gerçekleşen kemik kırma ya da burun kesme eylemi hükme esas alınamazken üçüncü bir kadınla parkta yan yana fotoğraf çekilmesini boşanma hükmüne esas almak anlaşılması güç yaman bir çelişkidir. İnsan onurunun cinsel şiddet dışında kalan şiddet sebepleriyle de zedelendiği tartışılamaz sosyolojik bir gerçekliktir.Davadan sonra gerçekleşen her türlü şiddet (cinsel, fiziksel, ekonomik, sosyal, görsel, karma) eylemi ancak ve ancak yeni bir dava konusu olabileceğinden sadece cinsel şiddete usul hukuku bağlamında farklı uygulamayı öngören değerli çoğunluğun bu görüşüne katılabilme olanağım bulunmamaktadır.
Farklı düşünüyorum.