YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8671
KARAR NO : 2012/5954
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.15.03.2012 (Prş.)
(Muhalif)
79.50 TL. T.B.H.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece Türk Medeni Kanunun 166/1-2. maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasında; mahkemece davacı kocanın güven sarsıcı davranış içine girdiği, birlik görevlerini yerine getirmediği; buna karşılık davalı kadının günlük yaşamda aşırı titizlik davranışı içinde olup, kocasına evliliği sürdürmeyi çekilmez hale getirdiği; bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, boşanmaya neden olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davacı kocanın daha fazla kusurlu olduğu ve Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleştiği belirtilerek; davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmiştir. Taraflar 1990 yılında evlenmiş olup; evlilik uzun yıllara dayanmaktadır. Tarafların biri ergin, diğeri velayete tabi iki çocukları vardır. Kadın ev hanımı olarak gelirsiz ve herhangi bir malvarlığına sahip değildir; ömrünü evliliğe harcamıştır. Davalı kadın boşanmaya karşı çıkmıştır. Kadının daha az olan kusuru, evliliğin sürdürülmesine engel olacak derecede değildir. Evliliğin devamında taraflar ve çocuklar bakımından yarar kalmadığından söz edilmesi, bu koşullarda doğru olmayacaktır. O halde, davalı kadının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde de sayılamaz .Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmediği düşüncesindeyim. Hüküm, davanın reddine karar verilmek üzere bozulmalıdır.