Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/16673 E. 2013/8414 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16673
KARAR NO : 2013/8414
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Adana 6. Aile MahkemesiTARİHİ :09.04.2012 NUMARASI :Esas no:2012/210 Karar no:2012/255Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı, fiilen davalı eşinin yanında bulunan çocuğu ile görüştürülmediğini ileri sürerek kişisel ilişki kurulmasını istemiş, mahekemece; “taraflar arasındaki boşanma davasının redle sonuçlandığı, müşterek çocuğun velayetinin her iki ebeveyne ait olduğu, bu sebeple çocukla görüşmede kısıtlamanın söz konusu olamayacağı” gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesi dayanak gösterilerek, istek duruşma açılmadan reddedilmiştir.Taraflar arasındaki boşanma davasının reddedildiği, kararın 07.10.2011 tarihinde kesinleştiği bu halde velayetin her iki ebeveyn tarafından birlikte kullanıldığı (TMK.m.336/1) doğrudur. Hukuki durum böyle olmakla birlikte boşanma davasının reddedilmiş olmasına rağmen, tarafların fiilen ayrı yaşadıkları, müşterek çocuğun anne yanında kaldığı da anlaşılmaktadır. Fiilen ayrı yaşamanın mevcudiyeti halinde, ana veya baba ile ergin olmayan çocukların kişisel ilişkilerinin düzenlenmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Velayetin ana ve baba tarafından birlikte icra ediliyor olması, çocuk fiilen bunlardan birinin yanında ve onun rızası olmaksızın diğer taraf çocuğu ile görüşemiyorsa, kişisel ilişki kurulmasını istemeye engel değildir. Davacı, davalı eşinin çocuğu ile kendisini görüştürmediğini, annenin kişisel ilişkiye rıza göstermediğini ileri sürdüğüne göre kişisel ilişki kurulmasını istemekte hukuki yararı mevcuttur. Öyleyse mahkemece, duruşma açılarak taraflara iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerini bildirme imkanı tanınıp, gösterdikleri takdirde delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.03.2013(Çrş.)