YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19019
KARAR NO : 2013/5721
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :Kocaeli 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :3.7.2012
NUMARASI :Esas no:2011/550 Karar no:2012/479
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların ayrı yaşamaları tek başına boşanma sebebi olamayacağı gibi terk hukuki sebebine dayalı bir dava da bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Tarafların, internet üzerinden yapılan yazışmalarından da, son olarak gezmek amacıyla gittikleri davalı kadına ait … adresinde bulunan evde tartıştıkları ve davacı kocanın oradan tek başına ayrılarak … bulunan ortak konuta döndüğü sonrasında boşanma davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Boşanma davası açılmakla davalı kadının ayrı yaşama hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek davalı kadının birlikte yaşamaktan kaçındığı gerekçesiyle boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.05.03.2013 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Davacı, 1948, davalı 1960 doğumludur. Önceki evlilikleri başka kimseyle olmak üzere bu evlilik tarafların ikinci evliliği olup; taraflar 08.02.2010 tarihinde evlenmiş; boşanma davası ise 20.05.2011 tarihinde açılmıştır. Tarafların kendilerine göre bahane yaratarak, evlilik birliğinden doğan; birlikte yaşama, birbirine yardımcı olma, birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlama ile geçim ve bakımla ilgili görevlerini ( TMK. md. 185/1,2; 186/3) karşılıklı olarak yerine getirmedikleri hususu; toplanan delillerle kanıtlanmıştır. Evlilik birliği, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi gereken davranışları sonucu temelinden sarsılmıştır. Boşanma kararı verilmesi sonuç olarak doğrudur. Hükmün bu bölümünün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 438/son maddesi uyarınca gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir. Eşit kusurluluk durumu davalının yoksulluk nafakası (TMK. md. 175) talebinin incelenmesine engel değildir. Davalının boşanmayla yoksulluğa düşüp düşmeyeceği de araştırılarak, yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekir. Bu nedenle hükmün kusur belirlemesi ile buna bağlı davalı kadının yoksulluk nafakası talepleriyle ilgili bölümünün bozulması gerektiğini düşünüyorum. Açıkladığım gerekçeyle değerli çoğunluğun “davanın reddi gerektiğine ilişkin” bozma gerekçesine ve sonucuna katılmıyorum.