YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21267
KARAR NO : 2013/7285
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :Kavak Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiTARİHİ :10.05.2012 NUMARASI :Esas no:2009/133 Karar no:2012/154Taraflar arasındaki ‘‘boşanma” davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı-davalı (kadın) tarafından kusura ilişkin gerekçesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:1-Yapılan soruşturma ve toplanan delilerden; davalı-davacı (koca)’nın, evlenmelerinden iki, iki buçuk yıl sonra eşini “bakire olmadığını” söyleyerek götürüp baba evine bıraktığı, eşi hakkında “bakire “ olmadığı yönünde söylenti çıkmasına yol açtığı, davacı-davalı (kadın)’ın da; çocuğuna ilgisiz olduğu ve ona karşı şiddete varan davranışlarda bulunduğu, ev işlerini yapmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, evlililik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı- davacı (koca)’nın, daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, birliğin sarsılmasında kadının ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve buna bağlı olarak manevi tazminat (TMK md. 174/2) isteğinin ve yoksulluk nafakası (TMK md. 175) talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.2-Davacı-davalı (kadın), kocanın birleştirilen boşanma davasına verdiği cevap dilekçesinde maddi tazminat talebinde de bulunmuştur. Bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru bulunmamıştır.3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 1. bentte oyçokluğuyla diğer hususlarda oybirliğiyle karar verildi.18.03.2013 (Pzt.)KARŞI OY YAZISIDavacı-davalı kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, çocuğuyla ilgilenmeyerek şiddet uygulamasına karşılık; davalı-davacı kocanın ve akrabalarının da kadın hakkında dedikodu çıkmasına sebebiyet vererek onu aşağıladıkları anlaşılmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında taraflar eşit kusurludurlar. Bu sebeple sayın çoğunluğun kocanın ağır kusurlu olduğunun kabulüne ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.