Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/21498 E. 2013/7391 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21498
KARAR NO : 2013/7391
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Sultanbeyli 1. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiTARİHİ :03.05.2012 NUMARASI :Esas no:2010/873 Karar no:2012/846Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; her iki dava, ziynet ve eşya talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Mahkemece davacı davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; davalı-davacı kocanın eşini sevmediğini, istemediğini söylediği,eşini kendi babası ile birlikte yaşamaya zorladığı ve eşinin hamileliği döneminde ilgilenmediği, davacı-davalı kadının da eşinin akrabalarıyla görüşmek istemediği,sık sık baba evine giderek birlik görevlerini ihmal ettiği,eşine beddua ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit derece kusurludur. Hal böyle iken davacı-davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de davacı-davalı kadının davalı-davacı koca ile aynı oranda kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre verilen boşanma kararı bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olup, boşanma hükmünün mahkemenin kadının ağır kusurlu olduğu yönündeki kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanmasına (HUMK.m.438/son) karar vermek gerekmiş ,eşinin açtığı boşanma davasında davalı durumunda olan davacı-davalı Canan Koç vekili tarafından 27.12.2010 tarihinde verilen cevap dilekçesi ile ziynet ve eşya talebinde bulunduğu bu yönde açılmış bir karşı davanın bulunmadığı, başvurma ve peşin nisbi harcın yatırılmadığı, sonradan 29.03.2012 tarihinde kendiliğinden nisbi harcı yatırmış olmasının cevap dilekçesini karşı dava haline getirmeyeceğinin tabii bulunmasına göre davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.3-Yukarıda 1. bentte açıklanan tarafların kusurlu davranışları karşısında; davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası yönünden davacı-davalı ayrı yaşamakta haklı sayılır ve bu nedenle bağımsız nafaka davasının kabulü ile davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi de doğru olmamıştır.SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18.03.2013(Pzt.)