Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/22590 E. 2013/17266 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22590
KARAR NO : 2013/17266
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :12.07.2012
NUMARASI :Esas no:2010/587 Karar no:2012/282

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı mirasçı, 7.5.2009 tarihinde vefat eden mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek bu hususun tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece; “davacının, babası ve mirasbırakanı M.G.’ten ölüm aylığı aldığı, mirasçılardan C.’yi mirasbırakanın malları ile ilgili işlemler yapmaya, hesaplarından para çekmeye, ölüm aylığı almaya vekil tayin ettiği, böylece terekede tasarruf yapma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmıştır” gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, mirasbırakanın ödemeden aczinin tespiti isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 605. maddesinin (2.) fıkrası gereğince; ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Mirasçıların bu yasal karineden yararlanabilmeleri için; mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli olması veya bu hususun resmen tespit edilmiş bulunması ve ret süresi sona ermeden mirasın kabulü anlamına gelen Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesinde gösterilen muameleleri yapmamış bulunmaları gerekir. Aksi halde ret hakkını yitirirler. 610/2. maddede yer alan bu kural, hükmü ret halinde de geçerlidir. Onun için, mirasçı, kesin şekilde mirasa sahip çıkıp, yukarıdaki tasarruflarda bulunduktan sonra “mirasın reddedilmiş sayılacağına” ilişkin yasal karineden yararlanmak amacıyla terekenin borca batıklığını artık ileri süremez.
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz içinde olduğunu, diğer bir ifade ile terekenin borca batık olduğunu ispat yükümlülüğü bunu ileri süren mirasçıya; bunu ileri süren mirasçının, tereke işlemlerine karıştığını, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yaptığını ya da tereke mallarını gizlediğini veya kendisine mal ettiğini ispat yükü de, bunu ileri süren tarafa düşer.(TMK. m. 6, HMK. m. 190/1-2) Toplanan delillerden; mirasbırakanın 7.5.2009 tarihinde öldüğü, ölümünden sonra ….. mahallesindeki 476 ada (13) parsel numaralı taşınmazdaki (6) nolu bağımsız bölümdeki 1/2 payının, 23.9.2009 tarihinde üçüncü kişiye satıldığı, bu satışa ilişkin resmi akdin müstenidatında satışın ölümünden önce 11.3.2009 tarihinde verilen 4407 yevmiye numaralı vekaletnameye dayanılarak M.G.adına vekili H. A.tarafından gerçekleştirildiği, aynı taşınmazda 1/12 arsa paylı (3) nolu bağımsız bölüm numaralı meskenin ve aynı arsa paylı (4) bağımsız bölüm numaralı meskenin 16.9.2009 tarihinde “kat irtifakı tesisi” suretiyle halen mirasbırakan M.G. adına kayıtlı olduğu, mirasbırakanın ölümünden sonra davacı (kızı) F.’e Sosyal Güvenlik Kurumunca babasından dolayı “ölüm aylığı” bağlandığı, davacı mirasçının, 28.12.2009 tarihinde Ankara 35. Noterliğinde düzenlenen 34059 yevmiye numaralı “düzenleme şeklinde vekaletname” ile, “murisinden intikal eden menkul ve gayrimenkullerin adına intikalini yaptırmak , elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirmek ve bankalardaki muristen intikal
eden paralardan hissesine düşen miktarları almak üzere” kardeşi C.’i vekil olarak atadığı, 18.10.2011 tarihinde de davacının, kardeşini vekaletten azlettiği görülmektedir. Mirasçılardan mirasbırakanın eşi Ş. de, mirasbırakana ait TOKİ’deki evin ölümünden sonra satıldığını, satış bedelinden davacı F.’in ve C.’in de miras payları karşılığını aldıklarını, bu ödemenin Vakıfbank vasıtasıyla yapıldığını ileri sürmüş, davacı vekili ise 17.11.2011 tarihli oturumda “para çekilmesinin söz konusu olmadığını, çekilmiş ise, 28.12.2009 tarihli vekaletname ile bu işlemin yapılmış olabileceğini” ifade etmiştir.
Mirasbırakanın ölümünden dolayı, hak sahibi olan mirasçılarına, Sosyal Güvenlik Kanunlarına göre bağlanan dul veya yetim aylığı ya da ölüm aylığı, terekeye dahil olmadığından, bu aylığı almış olmak, terekeye sahip çıkma sayılamaz ve mirası ret hakkının yitirilmesine yol açmaz. Bu bakımdan davacının ölüm aylığı almış olmasının davanın reddine gerekçe yapılması doğru değil ise de; davacının kardeşi C.’e vermiş olduğu vekaletname ile tereke işlemleri yapılıp yapılmadığı araştırılmadığı gibi, (13) parsel sayılı taşınmazdaki (6) nolu bağımsız bölümdeki mirasbırakana ait payın, ölümünden sonra vekili tarafından üçüncü kişiye satışı nedeniyle vekilin mirasçılara herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı ve TOKİ’deki konutun satışı nedeniyle davacıya veya vekili C.’e satış bedelinden miras payına düşen kısmın Vakıfbank aracılığıyla ödendiği ileri sürüldüğüne göre böyle bir ödemenin yapılıp yapılmadığı da yeterince araştırılmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; TOKİ’deki konutun satışı nedeniyle, satış bedelinden davacıya veya vekili C.’e hangi banka vasıtasıyla ödeme yapıldığı hususunda mirasçılardan Ş.’den açıklama istenerek, yapılacak açıklamaya göre, bu hususu ilgili bankadan araştırmak, (13) nolu parseldeki (6) nolu bağımsız bölümdeki mirasbırakanın hissesinin, ölümünden sonra vekili tarafından satışı nedeniyle mirasçılara ödeme yapılıp yapılmadığını, “vekil” sıfatıyla işlem yapan H.A.’den sorup tespit etmek, mirasçı olarak davacı Filiz’e ödeme yapılmış ise, bu işlemlerin, mirası benimseme niteliğinde olduğu gözetilerek isteği şimdiki gibi reddetmek; F.e yapılmış bir ödeme yoksa, ölüm tarihi itibarıyla terekenin aktifini ve pasifini hesaplamak, pasifin, tereke aktifinden fazla çıkması halinde davayı kabul etmekten ibarettir. Bu yönler araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.06.2013 (Per.)