YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10560
KARAR NO : 2013/24451
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Tatvan Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiTARİHİ :12.02.2013NUMARASI :Esas no: 2012/554 Karar no:2013/83Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından kocanın kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası ile ziynet eşyası alacağı yönünden; davalı-karşı davacı koca tarafından ise, reddedilen manevi tazminat talebi ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.2- Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı kadının dava dışı İsmail Altın isimli kişi ile kaçıp ortak evden ayrılmasından sonra tarafların tekrar bir araya geldikleri ve ortak yaşamın devam ettiği, kocanın davacı- karşı davalı eşinin bu davranışını affettiği, en azından hoşgörü ile karşılamış sayılması gerektiği anlaşılmaktadır. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma hükmüne esas alınamaz. Mahkemece, davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının affedilen olaylardan sonra, eşinden saklı olarak aldığı cep telefonu ile başka kişilerle görüşmeler yapmak suretiyle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, buna karşılık davalı-karşı davacı kocanın da eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafında eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalının daha ağır kusurlu olmadığı gerçekleştiğine göre, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği anlaşılan davacı-karşı davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak isteğin reddî doğru görülmemiştir.3-Davacı-karşı davalı kadın ziynet eşyası olarak 10 adet 25’er gramlık bilezik ile 1 adet 50 gram altın setin aynen, olmadığı takdirde bedelinin iadesi talebinde bulunmuş, mahkemece “ziynet eşyalarından iki adet bileziğin değeri olan 1.936,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir. Mahkemece bu miktara nasıl ulaşıldığı karar yerinde tartışılmamış, hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmemiştir. Bu bakımdan temyiz denetimine elverişli nitelikte gerekçeyi içeren bir karar bulunmamaktadır. (T.C Anayasası m. 141, HMK m.297/l-c) O halde, mahkemece; davacı-karşı davalı kadının aynen iade talebinin de bulunduğu gözetilerek, kabul edilen ziynet eşyalarının hangi eşyalar olduğu ile cins, miktar, nitelik ve değerleri de ayrı ayrı gösterilmek suretiyle hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.4-Davacı-karşı davalı kadının, ziynet alacağına ilişkin talebi kısmen kabul kısmen reddedildiği halde, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı-karşı davalı kadın yararına kabul edilen kısımla ilgili, davalı-karşı davacı koca yararına da reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle davacı-karşı davalı kadın yararına kusur tespiti, yoksulluk nafakası ve ziynet eşyası alacağı yönlerinden, yukarıda 4. bentte gösterilen sebeple ise taraflar yararına vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer yönlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.31.10.2013 (Prş.)