YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1133
KARAR NO : 2013/21323
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Çocuk Mallarının Korunması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen görevsizliğe dair olan hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına oyçokluğuyla karar verildi. 19.09.2013 (Per.)
Davacı, küçük…. (1.10.2000 doğumlu)’nın babasıdır. Anne ve baba 7.2.2008 tarihinde boşanmış, boşanma kararıyla küçüğün velayeti annesine bırakılmış, anne…., 12.8.2012 tarihinde ölmüştür. Küçüğün velayetinin … 8. Aile Mahkemesinin 29.8.2012 tarihli 2012/681 sayılı kararıyla babasına verildiği görülmektedir.
Davacı, küçüğe velayeten bu davayı açmıştır. Dava dilekçesinden anlaşıldığına göre; küçüğün annesinin %50 hisseyle ortağı olduğu “….”ndeki ortaklık payı, annenin ölümüyle mirasçı olarak küçüğe intikal etmiştir. Davacı, bu şirketin borcundan dolayı, alacaklı … tarafından … 9. İcra Müdürlüğünün 2009/9897 sayılı dosyası ile yürütülen icra takibinden dolayı, şirketin işletmekte olduğu 25 adet sinema salonundaki tüm ekipman ve mefruşatlar haczedilip muhafaza altına alınmış, şirketin bankalardaki mevduatlarına haciz konulmuştur. Davacı, “alacaklı” olarak küçüğün teyzesi
tarafından yürtülen icra takibinin haksız ve usulsüz olduğunu, küçüğün mallarını kaçırma amacıyla bu işlemlerin muvazaalı olarak yürütüldüğünü ileri sürerek, … 9. İcra Müdürlüğü tarafından 2009/9897 sayılı dosya ile yürütülen icranın durdurulmasını, aynı dosya ile talep edilen alacağın yok hükmünde sayılmasını ve aynı şirketin muvazaalı işlemle borçlu kılınarak, maliki olduğu Arnavutköy’deki 87 ada (7) parselde kayıtlı taşınmazın icra yoluyla gerçekleştirilen muvazaalı şatışının da iptali ile küçük adına tescil edilmesi yönünde karar verilmesini istemiştir.
Dava, takip alacaklısına karşı açılmıştır.
Mahkeme, “davanın özü itibarıyla tapu iptali ve tescil davası olduğunu, bu tür davalara bakmakla aile mahkemesinin değil, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu” belirterek, görevsizlik kararı vermiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Mirasçı olarak küçük, mirasın açılmasıyla kanun gereği mirasbırakana ait limited şirketteki ortaklık payını kazanmıştır. (TMK. m. 599, TTK. m. 521) Şirketin borcundan dolayı, tüzel kişi olarak şirket aleyhine yürütülen icra takibi sebebiyle, küçüğe intikal eden ortaklık payının da haczedildiği anlaşılmaktadır. Davacı, şirketi borç altına sokan işlemin muvazaalı olduğunu, küçükten mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürmekte ve hakimden, küçüğün mallarının korunması için gerekli önlemleri almasını istemektedir. Mahkemenin, (7) parsel sayılı taşınmazla ilgili tapu iptal ve tescil isteğinin muvazaa iddiasına dayanması karşısında, bu yönden görevsizlik kararı vermesi doğru ise de; küçüğe miras yoluyla intikal eden limited şirketteki ortaklık payı ile ilgili, velayet hakkına sahip olan davacı da aynı şirkette pay sahibi olduğuna göre, Yasada (TMK. m. 360 ve 361) gösterilen önlemlerin alınmasının gerekip gerekmediği hususunu takdir edip değerlendirme ve bu hususta gerekmesi halinde önlem alma görevi aile mahkemesine aittir. (4787 s. K. m.4) Bu bakımdan, şirketteki ortaklık payı ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesini doğru bulmuyorum. Kararın bu yönden bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa katılmıyorum.