Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/16930 E. 2013/29749 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16930
KARAR NO : 2013/29749
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Ankara 6. Aile MahkemesiTARİHİ :21.3.2013NUMARASI :Esas no:2011/1598 Karar no:2013/307Taraflar arasındaki “boşanma”, “karşı boşanma” ve “manevi tazminat” davalarının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının reddedilen tedbir nafakası istemine yönelik temyiz itirazları yersizdir.2-Toplanan delillerden 25.8.2011 tarihinde meydana gelen olaylar sonrasında tarafların barışıp birarada yaşamaya devam ettikleri bu suretle bu tarih ve öncesinde yaşanan kusur niteliğindeki olayları affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları anlaşılmaktadır. Bu tarih sonrasında 5.11.2011 günü meydana gelen olayda tarafların birbirlerine karşılıklı fiziksel şiddet uyguladıkları, davacı-davalı kocanın, davalı-davacı kadının eski eşinden olan çocuğunu istemeyip tartışma çıkardığı, müşterek evin kilidini değiştirip evdeki eşyaları almak suretiyle evi terk ettiği, evi terk etmesi sonrasında evin giderlerine katkı yapmamak suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği, eşinin babasına hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Durum böyle iken tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesi uyarınca davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi kapsamında kalan maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.3-Davalı-davacı kadın karşı dava dilekçesinde önceki evliliğinden olan ve velayeti altında bulunan çocuğu Ada’nın davacı-davalı kocanın şiddet eylemine şahit olduğunu belirterek, çocuk adına velayeten, manevi tazminat alacağı isteğinde bulunmuştur. Bu istek boşanma davasının eki niteliğinde olmayıp ayrıca nispi harca tabidir. Davanın açılışı sırasında yatırılan başvurma harcı dava dilekçesinde yer alan tüm istekleri kapsar.Davalı-davacı kadına bu istek yönünden nispi peşin harcı tamamlaması hususunda usûle uygun şekilde süre verilip (Harçlar Kanunu 30-32) harcın yatırılmaması halinde bu istek yönünden aynı kanunun 31. maddesi gereğince işlem yapılması, harcın yatırılması halinde ise bu istek yönünden aile mahkemelerinin görevli bulunmadığı hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.4-Davalı-davacı kadın dava dilekçesinde lehine tedbir nafakasına hükmedilmesini, hükmedilecek tedbir nafakasının da boşanma sonrasında devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı kadının bu talebi Türk Medeni Kanununun 175. maddesi kapsamında yoksulluk nafakası isteğine ilişkin olup mahkemece bu istek yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiştir.SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda 2., 3., 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.12.2013 (Pzt.)