Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/17774 E. 2013/21290 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17774
KARAR NO : 2013/21290
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen yetkisizliği dair olan hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının dava tarihi itibariyle merkezi adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin “…. olduğuna, dava tarihinden sonra yerleşim yeri adresini …’a aldırmasının sonuca etkisinin bulunmadığına, yetki itirazıyla ilgili ön sorun hakkında ki cevabında ise , bunun aksine bir delil bildirmediğinin (HMK. m. 164/2) anlaşılmasına, aynı dilekçesinde gösterilen şahitlerin ise, ön soruna ilişkin olmayıp davanın esasıyla ilgili olmasına; ilk itirazların ön inceleme aşamasında duruşma açılmaksızın incelenmesinin usulen mümkün bulunmasına (HMK. m. 137/1) göre, davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, oyçokluğuyla karar verildi. 18.09.2013 (Çrş.)

KARŞI OY YAZISI
I-Değerli Çoğunluk Görüşü Açısından Aykırılıklar
a- Değerli çoğunluk “ilk itirazların ön inceleme aşamasında duruşma açılmaksızın incelenmesinin usulen mümkün bulunduğu” görüşünü ileri sürerek normatif dayanak olarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137/1. madde hükmünü göstermiştir.
Oysa Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137/1. madde hükmünün okunduğunda “duruşma yapılmaksızın inceleme” konusunda bir sözcük bulunmamaktadır.
Farklı deyişle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137/1. madde hükmünde “duruşma yapılmaksızın” inceleme yapılabileceğine dair düzenleme BULUNMAMAKTADIR.
b-Davacının yetki itirazıyla ilgili cevabında AKSİNE BİR DELİL bildirilmediği ifade edilmiş ise de bu ifadenin dosya ile bağdaşmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı cevaba karşı cevaplarında;
I.Yetki İtirazına Cevaplar
II.Esas Açısından Cevaplar
III.Deliller (Ayrıntılı liste) şeklinde hem esasa hem yetki itirazına ilişkin delillerini bildirmiştir.
Bildirilen delillerin SADECE esasa ilişkin olduğu değerli çoğunluğun YORUMU olup davacının bu şekilde bir irade açıklaması yoktur.
II-Yerel Mahkeme Açısından Aykırılıklar
a-Yetki itirazı ön sorun (HMK.m.163-164) şeklinde incelenmemiştir (HMK.m.117/3).
b-Gerek davacı ve gerekse davalının gösterdiği hem esasa hem yetkiye ilişkin deliller yetki itirazı açısından toplanmamıştır.
c-Yerel mahkeme değerli çoğunluğun gerekçeye yazdığı gibi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164/2. madde hükmüne göre davacıya bir tebligat YAPMAMIŞTIR.
Yerel mahkemenin davacıya “Hukuk Muhakemeleri Kanunun 136/1. maddesi” hükmüne göre tebligat yaptığı tebliğ mazbatasında AÇIK SEÇİK yazılıdır.
Diğer bir deyişle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164/2. maddesi hükmünün tebliğ mazbatasında YAZILI OLMADIĞI bellidir.
d-Yerel mahkeme sadece DİLEKÇELER TEATİSİ yapmış ve ön inceleme dahi yapmadan hiç bir delil toplanmadan kadın eşin yerleşim yerini DOSYA ÜZERİNDEN kendi kendine belirlemiştir.
e-Yerel mahkeme hakimi Hukuk Muhakemeleri Kanunun 33. maddesi hükmüne rağmen Hukuk Muhakemeleri Kanunun 117/3. maddesi hükmünü YOK SAYMIŞTIR.
Yerel mahkeme kararının açıkladığım sebeplerle BOZULMASI gerekir.