Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/5147 E. 2013/8110 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5147
KARAR NO : 2013/8110
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Tanıma ve Tenfiz

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrasında “Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin”, aynı maddenin (2.) fıkrasında da, “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı” öngörüldüğünden, temyiz isteğinin incelenmesinde 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümleri uygulanmıştır.
Temyiz dilekçesinin süresi içinde temyiz defterine kaydedilmesi halinde, temyiz harç ve giderleri sonradan yatırılmış olsa bile, bunların temyiz dilekçesi verildiğinde istendiği halde ilgilisi tarafından ödenmediği belgelendirilmedikçe temyiz isteği incelenir. ( 25.1.1985 tarihli 1984/5-1 sayılı Yargıtay İçt. Bir. Kr.)
Hüküm, temyiz eden davalı vekiline 18.1.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinde hakimin ya da yazı işleri müdürünün herhangi bir havalesinin bulunmadığı gibi, dilekçenin temyiz defterine kaydedildiğine ilişkin bir bilginin de bulunmadığı ve temyiz harcının yatırılmamış olduğu görülünce; dosya Dairemizce 11.2.2013 tarihli kararla mahalline iade edilmiş; iade kararıyla “temyiz dilekçesinin kayıt tarihinin bildirilmesi ve harç tahsil makbuzunun onaylı örneğinin dosya içine alınarak gönderilmesi” istenmiştir.
İade kararından sonra, temyiz dilekçesinin 13.2.2012 tarihinde temyiz defterine kaydedildiği temyiz defterinin ilgili sayfası eklenerek bildirilmiş, temyiz harcının da aynı tarihte yatırıldığı buna ilişkin “sayman mutemedi alındısı” belgesinden görülmüştür.
Temyiz edilen karar temyiz eden tarafa 18.01.2012 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK.432) onbeş günlük süre geçtikten sonra 13.02.2012 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir. Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432.maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne var ki asliye hukuk (aile) mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4.maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 k. sayı ile) karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz dilekçesinin yukarıda gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.03.2013(Pzt.)