YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6823
KARAR NO : 2013/18769
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından; ziynetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hüküm, davacı kadının temyizi üzerine Dairemizce 05.05.2010 tarihinde ziynet alacağı yönünden bozulmuştur. Bozmadan sonra ıslah mümkün değildir. (4.2.1948 tarihli 10/3 sayılı içt. Bir. Kararı) Bu husus gözetilmeden, davacı kadının 23.05.2012 tarihli dilekçe ile davanın miktarı yönünden yaptığı ıslahın dikkate alınarak ziynet bedeli yönünden talebin aşılıp 29.723 TL’ye hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir.(HUMK md. 438/7)
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “29.723,00” rakamının hükümden çıkartılmasına, yerine ” 27.000,00 TL” sözcükleri ve rakamının yazılmasına, temyiz olunan hükmün, bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.03.07.2013(Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (HMK. m. 177/1) Bozma kararından sonra ıslah yoluna başvurulamamasının nedeni, yerel mahkemenin bozmaya uymasıyla oluşan usulü kazanılmış hakkın korunması düşüncesine dayanır. Islah yoluyla usulü kazanılmış hak ortadan kaldırılamaz.
Bozma, “davalı (karşı davacı)’nın, karşı dava dilekçesindeki ziynet eşyalarına ilişkin talebinin boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, ayrıca nispi harca tabi olduğuna, nispi peşin harç noksanlığı tamamlanmadan bu talebin incelenemeyeceğine” ilişkindir. Başka bir ifade ile ziynet talebine ilişkin bozma kararı “harçların tamamı peşin olarak ödenmedikçe harca mevzu olan işlem yapılmaz” şeklindeki Harçlar Kanunundaki hükme (m. 32, 127) dayanmaktadır. Bu nitelikteki bir bozma, “harç tamamlanmadan bu talep incelenemez” demektir ve buna uyulması davanın tarafları bakımından herhangi bir usulü kazanılmış hakka yol açmamaktadır. Harç tamamlandığı takdirde ziynetlerle ilgili yargılama başlayacağına göre, bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı hakkındaki 4.2.1948 tarihli 10/3 sayılı içtihadı birleştirme kararının somut olay bakımından uygulanma olanağı yoktur. Islah mümkündür. Bu sebeple sayın çoğunluğun düzeltme görüşüne katılmıyorum.