Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/8020 E. 2013/21646 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8020
KARAR NO : 2013/21646
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Tokat Aile MahkemesiTARİHİ :27.12.2011 NUMARASI :Esas no:2011/171 Karar no:2011/754Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, İpragaz A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı, davalı eşi İlyas’ın adına kayılı olan ve aile konutu olarak kullandıkları Tokat ili, Merkez ilçe, Karşıyaka mahallesi 2468 ada 4 parsel taşınmaz üzerine davalı İpragaz A.Ş. lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını dava etmiş; mahkemece dava kabul edilmiştir. Dava konusu taşınmaz üzerine 19.03.2008 tarih ve 2494 sayılı işlem ile ipotek tesis edilmiş, aile konutu şerhi ise 11.01.2010 tarihinde konulmuştur. Dava konusu taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Ne var ki ipotek tesis edildiği tarihte tapu kütüğünde aile konutu olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilenin kazanımı iyiniteli olması halinde korunur.(TMK.1023) İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre lehine ipotek tesis edilen İpragaz A.Ş.’nin kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia eden davacıya düşer (TMK.md.6) Davacı, lehine ipotek tesis edilen İpragaz A.Ş.’nin kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirmediği gibi davalı şirketin, ipoteği davacının erkek kardeşinin bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verildiğine ilişkin savunmasına da karşı çıkmamıştır. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince lehine ipotek tesis edilen İpragaz A.Ş.’nin kazanımı korunacağından davanın reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir.SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 23.09.2013(Pzt.KARŞI OY YAZISIDosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle basiretli davranmayarak kendisinden beklenen özeni göstermemiş olanın, iyiniyet iddiasında bulunamayacağına (TMK.m.3/2), iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olanın kötüniyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesine de lüzum bulunmadığına göre, davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.