YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8467
KARAR NO : 2013/12856
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle taşınmazların devrinin ancak resmi şekilde yapılan sözleşmelerle mümkün olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 08.05.2013 (Çrş.)
(Muhali)
KARŞI OY YAZISI
Davacı kadın; dava konusu taşınmazı kendisinin aldığını, ancak Türkiye’de yabancılara gayrimenkul satışı konusunda sınırlamalar olması sebebiyle eşi adına tescil ettirmek durumunda kaldığını, taşınmaz edinmesi konusundaki sınırlamalar kalktığında ve kendisinin uygun göreceği zamanda dava konusu taşınmazın üzerine devri konusunda eşi ile anlaştıklarını ve buna ilişkin sözleşmeyi dosyaya sunduğunu, sunduğu sözleşmeye dayanarak taşınmazın üzerine devrinin yapılmasını talep etmiştir. Davalı koca, taşınmazın eşi tarafından alındığı, taşınmazın eşine ait olduğu, eşinin istediği zaman taşınmazı devredeceğine ilişkin sözleşmeyi ve altındaki imzasını inkar etmemiştir. Davalı, sözleşme tercümesinde yeminli tercümanın tercüme şerhi olmadığı, davada Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığı yönünde usule ilişkin itirazlarda bulunmuştur.
Taraflar arasında bir sözleşmenin yapıldığı ve bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı konusunda bir çekişme yoktur.
Değerli çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı, dosyaya sunulan sözleşme uyarınca taşınmazın devrine karar verilip verilmeyeceği noktasındadır. Davacının dosyaya sunduğu sözleşme harici satış sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme değildir. Dosyaya sunulan sözleşme inanç sözleşmesi niteliğindeki bir sözleşmedir.
İmzası inkar edilmeyen yazılı inanç sözleşmesine dayalı olarak, mahkemece taşınmazın devrine karar verilebileceği düşüncesindeyim. Bu nedenle değerli çoğunluğun davanın reddine yönelik yerel mahkeme kararının onanması görüşüne katılmıyorum.