YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18433
KARAR NO : 2015/2645
KARAR TARİHİ : 24.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (kadın) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların evlilikleri henüz bir yılını doldurmadığına göre, taraflar anlaştıklarını beyan etmiş olsalar bile, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanma kararı verilmesi mümkün olmayacaktır. Nitekim mahkemece de evliliğin henüz bir yılını doldurmadığı farkedilerek davaya Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi çerçevesinde devam edilmiştir. Böyle bir durumda evlilik birliğini temelinden sarsan maddi olguların ispatlanması halinde boşanma kararı verilebilir ise de, her iki tarafın da göstereceği delillerle bu sonuca ulaşılması gerekir. Olayda davacının gösterdiği deliller toplandığı halde davalıya delil bildirme ve gösterme imkanı tanınmadan, davacı tanıklarının beyanı ile sonuca gidilmiştir. Davalının kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek, davalıya da varsa delillerini bildirmesi için süre verilmeli gösterdiği takdirde delilleri toplanarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmelidir. Bu husus nazara alınmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.02.2015(Salı)
Mahkemece, davacı tarafın delilleri toplanarak TMK’nun 166/1. maddesi gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı (kadın) son celsede “ tanık beyanlarına bir diyeceğinin bulunmadığını, davayı kabul ettiğini, boşanmak istediğini, boşanma sebebiyle davacıdan 10.000, TL tazminat ve 7.000 TL ziynet eşyası bedeli aldığını, maddi tazminat ile yoksulluk nafakası talebinin bulunmadığını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını” talep etmiş, temyiz dilekçesinde de “davacının akrabaları tarafından tehdit edildiği için boşanmayı kabul ettiğini, karardan sonra da davacı ile görüşmeye devam ettiklerini ve barıştıklarını, kararın mağduriyetine sebep olduğunu” bildirerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. Davalı, tahkikat aşamasında delil bildirmediği gibi, delil bildirmek için süre verilmesini talep etmemiş temyiz dilekçesinde de delillerinin toplanmadığına ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Tahkikat sona erdiğine ve davalı delil bildirmediğine göre davalı artık delil bildiremez. Bu sebeple dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasın karar verilmesi gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.