YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24111
KARAR NO : 2015/13262
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, lehine hükmedilen manevi tazminatın ve çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının miktarları ve kendisinin nafaka talebi yönünden, davalı tarafından da, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle velayeti davacıya bırakılan müşterek çocuk için dava tarihinden geçerli olmak üzere tayin edilen iştirak nafakasının, dava tarihinden hükmün kesinleşmesine kadarki bölümünün iştirak değil, tedbir nafakası (TMKM.md.169), bu tarihten sonrasının ise iştirak nafakası (TMK.md.182/2) olduğunun anlaşılmasına, dava tarihi 28.08.2012 olduğu halde, gerekçeli karar başlığında hatalı olarak 09.10.2013 olarak gösterilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın mahallinde tashihinin (HMK.md.304/1) mümkün bulunmasına göre, davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer hususlara ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, boşanmaya sebep olan olayların tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olması zorunludur (TMK.md.174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse, manevi tazminata hükmedilemez. Mahkemece, boşanma sebebi olarak davalının sorumsuzluğu, çalışmaması ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmemesi kabul edilmiştir. Bu olaylar davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmaz. Davalının, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde başkaca bir eylemi de ispatlanamamıştır. O halde, davacı yararına manevi tazminata hükmedilemez. Bu husus nazara alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple davacı yararına, (3.) bentte gösterilen sebeple davalı yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.06.2015 (Pzt.)