YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24243
KARAR NO : 2015/12742
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından tamamına yönelik olarak; davacı erkek tarafından ise, katılma yoluyla kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.06.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı … ile vekili Av. … ve karşı taraf temyiz eden davacı … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı kadının, delil listesinde bildirdiği tanıklardan …, …, … ,… ,…, … ve … dinlenilmemiş, mahkeme 08.04.2014 tarihti oturumda “dosyada başkaca araştırma yapılmasına yer olmadığına” karar vererek sonraki celseyi sözlü yargılama duruşması olarak belirlemiş ve sonraki celse davayı neticelendirmiştir. Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez (HMK m. 196). Davalı kadın bu tanıkların dinlenilmesinden açıkça vazgeçmediği gibi, davalı erkeğin de bu konuda açık bir izni bulunmamaktadır. Tanıklar, Hukuk Muhakemeleri kanununun 241. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmiş olması durumu hariç olmak üzere açıkça vazgeçme olmadıkça dinlenmek zorundadır. Başka bir anlatımla, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenilen husus hakkında yeter derecede bilgi edinildiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verilebilir. Buna göre, adı geçen tanıkların dinlenilmemeleri için dinlenen tanıklarla ispat edilmek istenen hususun yeter derecede aydınlanmış olması gerekir. Böyle değilse bu hükme dayanılarak mahkeme tanığı dinlemekten kaçınamaz. Dosya kapsamından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 241. maddesi koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde, davalı kadının gösterdiği tanıkların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240. ve devamı maddeleri uyarınca dinlenerek, gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.06.2015 (Salı)