Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/24602 E. 2015/12483 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24602
KARAR NO : 2015/12483
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, “tarafların dava açıldıktan sonra barıştıkları, dava tarihi itibarıyla de aralarında evlilik birliğinin devamına imkan vermeyecek şekilde şiddetli geçimsizliği gösteren hiç bir olayın varlığının ispatlanamadığı” gerekçesiyle boşanma davası reddedilmiştir.
Davacının, “kendisine cinsel tacizde” bulundukları iddiasıyla eşi ve … isimli şahıs hakkında Cumhuriyet savcılığına 13.12.2012 tarihinde şikayette bulunduğu, savcılıkça 2012/497 sayılı evrakla soruşturma yürütüldüğü, soruşturma sonucunda 26.9.2013 tarihinde “kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verildiği görülmektedir. Davacı, Cumhuriyet savcılığına, şikayetinin dayanağı olarak eşiyle yaptığı konuşmaların kaydedildiği (CD)’yi sunmuştur. Savcılıkça, CD içeriği bilirkişiye incelettirilmiş ve bilirkişi CD’nin çözümünü yapmış, buna ilişkin raporunu sunmuştur. Bu soruşturma evrakı, anılan bilirkişi raporuyla birlikte dava dosyası içine getirtilmiştir. Davalı, CD’ye kaydedilen ve dökümü yapılan konuşmaların kendisine ait olmadığı yönünde bir itiraz ileri sürmemiş, bu konuşmaların “kendi bilgisi ve onayı dışında” kayıt altına alındığını belirterek, delilin elde ediliş şekline karşı çıkmıştır.
CD içeriğinde anlatılan hadiselere göre; davacının, istemediği ve kabul edilmeyecek tarzda cinsel ilişkilere zorlandığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında evlilik birliğini temelinden sarsacak derece ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Evlilik birliği içinde maruz kaldığı bu ilişkileri başka türlü ve şekilde ispat etme olanağı bulunmayan davacının, kendi telefonundan eşiyle yaptığı görüşmeyi, eşinin bilgisi dışında kayıt altına almasında hukuka aykırılıktan söz edilemez. Yaşadığı olayların davacının ruhsal dünyasında yarattığı travma ve üzerinde bıraktığı etki nazara alındığında, evliliğin bundan sonra da devam etmiş olması “af” olarak değerlendirilemez. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde yetersiz gerekçe ile isteğin reddin doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2015 (Perş.)