Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/26837 E. 2015/12629 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26837
KARAR NO : 2015/12629
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmiş, temyiz eden davalı-karşı davacı vekili incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmiş ise de, 19.3.2015 tarihli dilekçesi ile murafaa talebinden vazgeçtiğini bildirmiş olmakla, vazgeçme sebebiyle duruşma isteğinin reddine, evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. Evrak incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m. 119/1). İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (HMK md. 187/1). Usulüne uygun biçimde bildirilen vakıaların doğru olduğu yargılama sırasında ispat edilirse, tarafların talep sonuçları da bu duruma göre kabul veya reddedilecektir. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK md. 25).
Davacı-karşı davalı taraf, dava dilekçesinde, tanıklarını hangi vakıaya dair dinleteceğini belirttiği dilekçesinde ve yargılamanın hiçbir aşamasında “eşinin şiddet uyguladığı” vakıasına dayanmadığı halde, mahkemece bu yöndeki tanık beyanı esas alınarak usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bir vakıayı sabit kabul edip kocaya kusur yüklenmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde hataya düşülerek davalı-karşı davacı erkeğin şiddet uyguladığı kabul edilerek daha ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki tarafın davasının kabulü suretiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; kocanın eşine tedavide destek olmadığı, eşine ilgi göstermediği, buna karşılık kadının da eşyalara zarar vererek birlik görevlerini yerine getirmekten kaçındığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken, davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.06.2015 (Pzt.)