Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/28412 E. 2015/13472 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28412
KARAR NO : 2015/13472
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğin kabul edilen kusurlu davranışlarının yanında, davacı kadının da güven sarsıcı davranışta bulunduğu ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda az da olsa kusurlu bulunduğu, boşanma davalarında vekalet ücretinin davanın kabul veya reddi halinde hükmedileceği, boşanmanın eki (feri) niteliğinde olan nafakaların ve tazminatların kabul veya reddi halinde taraflar yararına ayrıca vekalet ücreti verilemeyeceğinin tabii bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (‘TMK.md.6, 6100 s.HMK.md. 190/1). Davacı, ziynetlerin aynen iadesini olmadığı taktirde bedelinin tarafına verilmesini talep etmiş, ziynetlere ilişkin bir açıklamada bulunmamış, davalı ise davacının giderken ziynetleri beraberinde götürdüğünü savunmuştur. Davacı tanıklarının ziynetlere ilişkin bir beyanı olmadığı gibi, dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Olağan olan bıı çeşit eşyanın kadının üzerinde olmasıdır. Diğer bir ifade ile bunların davalının zilyetliğine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Öte yandan söz konusu eşya, rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen vc götürülebilen nev’idendir. Bu bakımdan, davacı olağanüstü şartlarda evden ayrılmadıkça bu türden eşyaları götürmesi her zaman mümkündür. Bu durumda kadının ziynet alacağı davasının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temviz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2015(Perş.)