Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/9916 E. 2014/21188 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9916
KARAR NO : 2014/21188
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ :İzmir 17. Aile Mahkemesi
TARİHİ :14.01.2014
NUMARASI :Esas no:2013/234 Karar no:2014/12

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; “fiili ayrılıkta ve ortak hayatın yeniden kurulamamasında taraflar eşit kusurlu” kabul edilmiş, buna bağlı olarak davalının maddi ve manevi tazminat istekleri reddedilmiştir. Önceki boşanma davasının 13.09.2007 tarihinde davalı tarafından açıldığı, mahkemece “taraflar arasında boşanmayı gerektirecek ciddiyette ve vahamette bir geçimsizliğin bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiği, kararın derecattan geçerek 23.06.2010 tarihinde kesinleştiği, Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesine dayanan işbu davanın ise 23.07.2013 tarihinde koca tarafından açıldığı görülmektedir. Tarafların önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra bir araya gelmedikleri ortak hayatın yeniden kurulamadığı davalı tarafından da kabul edilmiştir. Davacının, reddedilen ilk davadan sonra 28.06.2008 tarihinde eşinin oturduğu konuta gelerek hakaret ve tehdit ettiği, bu eyleminden dolayı ceza mahkemesinde yargılanıp mahkum olduğu, fiili ayrılık süresi içinde 10.12.2010 tarihinde eşine karşı “akıl hastalığı” sebebine dayanarak boşanma davası açtığı, bilahare bu davadan 07.10.2013 tarihinde feragat ettiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan fiili ayrılıkta, davacının, davalıya göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, ilk davayı açarak birlikte yaşamaktan kaçınmanın dışında bir kusuru bulunmayan davalının, davacıyla aynı oranda kusurlu bulunması ve tazminat isteklerinin buna bağlı olarak reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.10.2014(Prş.)