Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/10337 E. 2015/22806 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10337
KARAR NO : 2015/22806
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/657-2014/1136

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 01.12.2015 günü duruşmalı temyiz eden davacı N.. K.. geldi. Karşı taraf davalı O.. A.. ve vekilleri ile diğer davalı Y.. K.. gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, aile konutu olduğu iddia edilen taşınmazın, malik olmayan eşin rızası alınmadan satıldığından bahisle Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince, davalı O… adına olan tapu kaydının iptaline ve yeniden davalı eş Y… adına tcscili ile taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 194/1. maddesine göre,
“Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, emredici niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir.
Türk Medeni Kanununun 193. maddesi ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte Türk Medeni Kanununun 194. madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı oduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, “aile birliğinin” korunması amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Hukuk Genel Kurulunca da, eşlerden birinin diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunun devredilemeyeceği ve aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılamayacağı benimsenmiştir( HGK. 15.4.2015 gün, 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar).
Toplanan delillerden, dava konusu 2604 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapuda arsa vasfında bulunduğu, üzerinde ve zemin ve üzerinde iki kat olmak üzere üç adet dairenin bulunduğu, bu dairelerden zeminin üzerindeki orta kat olarak nitelendirilen bölümün aile konutu olarak kullanıldığı, davalı eş Y… davacı eş N….. rızasını almadan konutu 21.4.2011 tarihinde diğer davalı O….. devrettiği anlaşılmaktadır. Davacı eşin, taşınmazın devrine açık rızası bulunduğu ispat edilememiştir. Aile konutunun da bulunduğu bu taşınmaz üzerinde kat irtifakı ya da kat mülkiyeti tesis edilmediğinden, tapu kaydında tek bir taşınmaz olarak gözüken, ancak fiili durumda birkaç bölümden oluşan bir taşınmaz olduğu,bu şekilde kullanılan taşınmazın eşler arasında da 1/2’şer hisseli şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın zemin üzerindeki orta katın aile konutu olarak kullanıldığı mahkemece yapılan keşifle belirlendiğine göre, bu bağımsız bölüme hasren davalı Yusuf’un 1/2 hissesinin satışının iptali ve yeniden davalı Y…. adına tescili ile bu bölüm üzerine aile konutu şerhi konulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.12.2015 (Salı)