YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10649
KARAR NO : 2015/12637
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : 5395 Sayılı Yasaya Göre Koruma Kararı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen görevsizliğe dair olan hüküm, o yer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-…’nea suça sürüklenen ve haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 3 1/1. maddesi gereğince yaş küçüklüğü nedeni ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen küçükler hakkında. Türk Ceza Kanununun 31/1. maddesi yollamasıyla 5395 sayılı yasaya göre çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi isteminde bulunulmuştur. 5237 sayılı) yasanın 3 1/1. maddesinde fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğunun olmadığı ve bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamayacağı; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceği belirtilmiştir. Bu durumda oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza kovuşturmasının tarafı olamayacağı, hakkında suç kovuşturması yapılmayacağı, alınacak tedbirler açısından Çocuk Koruma Kanununun getirdiği ilkelere bakılması gerektiği. 5395 sayılı Kanunun geçici I. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenleme ve Çocuk Koruma Kanununa göre verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi hükmü de gözetildiğinde. Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesi uyarınca hükmolunacak tedbîr kararlarının çocuk mahkemesi veya hakimince, çocuk mahkemesi olmayan yerlerde ise aile mahkemesi veya yoksa asliye hukuk mahkemesince aile mahkemesi sıfatıyla verilmesi gerekliği sonucuna ulaşılmaktadır. (HGK’nun 16.01.2013 tarih 2012/2-563 esas, 2013/69 karar) Öyleyse mahkemece yargılamaya “aile mahkemesi” sıfatıyla devamla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de: Çocuklara özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik istek, çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgilidir. Bu nedenle davanın, hakkında güvenlik tedbiri uygulanması istenen çocuklara, ergin değiller ise yasal temsilcisine (veli veya vasisine) yöneltilmesi, onların da göstereceği deliller varsa toplanıp değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek eksik hasım ve incelemeyle hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz, edilen hükmün yukarıda I. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA oyçokluğuyla karar verildi. 15.06.2015 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.