YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11250
KARAR NO : 2015/15562
KARAR TARİHİ : 11.09.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm ve 14.01.2015 tarihli “temyiz talebinin reddine” ilişkin ek karar davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hükmü temyiz eden davalının, muhtıra tebilği üzerine, muhtıra ile istenen temyiz harç ve giderlerini muhtırada tanınan süre içinde (21.02.2014) tarihinde mahkemeye göndermek üzere postaya yatırdığı anlaşılmaktadır. Posta kanalıyla gönderilen giderin mahkeme veznesine süresinden sonra intikal etmiş olması sonuca etkili değildir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, 2012/1223 başvuru numaralı 05.11.2014 tarihli kararında da “ilgili mevzuatta temyiz eden tarafın temyiz masraflarını mahkeme kalemine ulaştırma sorumluluğunun ne şekilde yerine getirileceğini öngörülebilir şekilde ve ilgililer açısında herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak bir açıklıkta düzenlenmediği, ilk derece mahkemesinin temyiz giderlerinin dava dosyasına yedi gün içerisinde yatırılması gerektiği uyarısını içeren yazısında, başvurucunun belirtilen giderleri, bulunduğu yerden nasıl iletebileceği konusunda aydınlatıcı bir bilgi verilmediği, sonuç olarak başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin kanuni olmadığı belirtilerek, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine” karar verilmiştir. Bu bakımdan temyiz talebinin reddine lişkin karar usul ve yasaya aykırı olup, bozularak ortadan kaldırılmasına, davalının hükmen esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple 14.01.2015 tarihli ve davalının “temyiz isteminin reddine” dair ek kararın bozularak kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.09.2015 (Cuma)