YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11511
KARAR NO : 2015/13036
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı-Mal Rejiminin Tasfiyesi
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 23.02.2015 gün ve 18427-2488 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme talepleri yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadın karşı dava dilekçesinde boşanma ve ferileri yanında mal rejiminden kaynaklanan 10.000.TL maddi tazminatında davalı-davacı erkekten tahsiline karar verilmesini istemiş, tahkikat aşamasında bir kısım delillerin toplanmasından sonra bu taleplerini “atiye bıraktıklarını” bildirmiştir. Davacı-karşı davalı erkek tahkikat aşamasında davanın atiye bırakılmasına açık rıza göstermemiştir. Mahkemece bu talepler atiye bırakıldığı gerekçesiyle “bu konuda karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir (HMK.md.l23). Davalı-karşı davacının, davayı atiye bıraktıklarına ilişkin beyanı davanın “geri alınması” mahiyetindedir. Kanuna göre de, davacının davayı geri alabilmesi, davalının açık rızasına bağlıdır. Üstü örtülü rıza, davanın geri alınması için yeterli değildir. Davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacının bu beyanına karşı bir beyanda bulunmamış, mahkemece de açık rızasının bulunup bulunmadığı sorulmamıştır. Davacı-karşı davalı, davanın geri alınmasına ilişkin açık bir rıza gösterdiğine dair bir beyanda bulunmadığına göre, davanın geri alınmasına rıza göstermemiş kabul edilmelidir.
Kanunun açık rıza aradığı durumlarda, hakimin de açık rıza göstermesi gereken tarafa bu konuda rızasının bulunup bulunmadığını sorma gibi bir zorunluluğu yoktur. O halde mahkemece bu taleple ilgili davanın esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu husus ilk incelemede gözden kaçırılmış, hüküm bu yönden onandığına göre davacı-karşı davalı erkeğin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kurulan hükme yönelik karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 23.02.2015 tarihli 2014/18427 esas ve 2015/2488 karar sayılı kısmen onama kısmen bozma ilamının yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple mal rejiminin tasfiyesi davası yönünden verilen onama ilamının kaldırılmasına, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddesi gereğince davacı-karşı davalı erkeğin karar düzeltme talebinin yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 23.02.2015 tarihli 2014/18427 esas ve 2015/2488 karar sayılı kısmen onama kısmen bozma ilamının yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple mal rejiminin tasfiyesi davası yönünden verilen onama ilamının KALDIRILMASINA, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, diğer yönlere ilişkin karar düzeltme taleplerinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.18.06.2015(Prş.)